Blondin türkçesi Blondin nedir
- Kablolu vinç.
Blondin ingilizcede ne demek, Blondin nerede nasıl kullanılır?
Blondie : Sarı veya sarışın. Ünlü bir amerikan pop müziği grubu. Sarışın.
Blondish : Biraz sarışın. Sarışınımsı. Az çok sarışın.
Carinthian blond cattle : Karintiyan sarı sığırı. Avusturyadan köken alan, beyaz renkli, süt, et ve iş verimi yönünde yetiştirilen, sayısı çok az ve nesli tükenmek üzere olan sığır ırkı.
Galician blond cattle : İspanyadan köken alan, 1900lü yıllarda simental, isviçre esmeri ve güney devon ırkları kullanılarak geliştirilmiş, vücudu orta büyüklükte, uzun ve derin, vücut hatları orantılı, kemikleri kalın, butları kaslı, göğsü geniş, kremden altın kırmızısına kadar değişen renklerde, nesli neredeyse tükenmek üzere olan, öncelikli olarak et verimi yönünde yetiştirilen kombine verimli sığır ırkı. Galiçya sarı sığırı.
Blond : Sarı (saç). Sarı. Sarışın.
Blondes : Sarışın kız. Sarı. Sarışın kadın. Sarışın (kadın). Sarışın. İpek dantel.
Oblong : Yumurta biçiminde (yaprak). Dikdörtgen. Dikdörtgen şeklindeki. Dikdörtgen biçiminde olan. Dikdörtgen şeklinde. Uzunca. Boyu eninden fazla.
Blondest : Sarı. Sarı (saç). Sarışın.
Oblongata : Oblongata. Soğan.
Medulla oblongata : Beynin en arka kısmı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bulbus. Soğan ilik. Yürek atışı, solunum ve kan basıncını kontrol eden omuriliğin beyne doğru olan uzantısı. Soğanilik. Medulla oblongata. Beynin omuriliğe bitişik kısmı. Medülla oblongata. Soğancık.
İngilizce Blondin Türkçe anlamı, Blondin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blondin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
West end : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Orta londra'nın (ingiltere) moda mağazaları ve tiyatroları ile tanınan batı bölgesi.
Blond : Sarı (saç). Sarı. Sarışın.
Soul : Zencilere ait. Temel direk. Maneviyat. Ruh. Öz. Esas. Kimse. Tin. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç.
Big ben : İngiltere parlamentosundaki büyük saat çanı. Londra'daki britanya parlamentosu üzerinde yer alan ünlü saat kulesi.
Londoner : Londralı.
Cableway : Varagele. Vargel. Havai kablolu taşıma hattı. Tramvay kablosu (havada). Teleferik.
Individual : Özgün. Kimse. Tek. Tekil. Kişi. Şahsi. İnsan. Birbirinden ayrı. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Fert.
Wembley : Alberta (kanada) eyaletinde bir kasaba. Londra'nın kuzeybatısında (ingiltere) yerleşim bölgesi.
Mortal : Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Aşırı. Çok büyük. Ölümle ilgili. Ölümcül. İnsan. Fani. Mortal. Ölüm. Geçici.
Blondin synonyms : capital of the united kingdom, city of westminster, bloomsbury, peroxide blond, city of london, british capital, newgate, platinum blond, trafalgar square, tower of london, greater london, peroxide blonde, cable winch, someone, harley street, pall mall, somebody, person, lombard street, soho, england, old bailey, towhead, platinum blonde, fleet street, wimbledon, whitehall, greenwich, the city, westminster.
Blondin zıt anlamlı kelimeler, Blondin kelime anlamı
Brunet : Koyu renk saç. Esmer kadın. Esmer.

Bu kısımda Blondin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blondin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blondin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blondin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.