Teleferik nedir, Teleferik ne demek

Teleferik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Birbirinden uzak iki yüksek yer arasında, havada gerilmiş bir veya birkaç çelik halat üzerinde kayarak hareket eden asılı taşıt

"Teleferik" ile ilgili cümle

  • "Ayrıca bir de teleferik var ama o her tarafa işlemiyor." - H. Taner

Teleferik hakkında bilgiler

Teleferik, birbirinden uzak iki yer arasında, havada gerilmiş olan bir ya da birkaç çelik halat üzerinde bağlanarak yol alan asılı taşıta verilen genel isimdir. Teleferikler, asansör prensibiyle çalışırlar ancak özellikle vadi geçişlerinde tıpkı bir helikopter gibi yer zemininden oldukça yüksek noktalara çıkabilirler.

Teleferik, ulaşımı güç yükseklikler arasında kurulur. Bir deniz ya da boğaz üzerinde mevcut olanları da vardır. Teleferiklerin kurulduğu yerler kara, demir ve deniz yoluyla ulaşımı çok zor ya da çok pahalı olan bölgelerdir. Böylesi bölgelerde belirli iki nokta arasında kurulan teleferik, insan ya da malzeme iletiminin gerçekleştirilmesinde kullanılır. İnsanların taşındığı teleferikler çelik halatlara asılı yolcu kabinlerinden oluşur.

Genelde tek yöne ve tek halat dolaşımlı olan teleferik sistemleri iki ve daha fazla çelik halat ile de tasarlanmaktadır. Burada bir halat çekici diğer halat(lar) taşıyıcı halat görevi görmektedir.

 

Teleferik sistemleri halata bağlama aparatı olan klem (Grip) vasıtasıyla birbirinden ayrılmaktadır.

Teleferik anlamı, tanımı:

Uzak : Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. İhtimali az olan. Yakın olmayan yer. Arada çok zaman bulunan.

Hava : Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Keyif, âlem. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Tarz, üslup. Gökyüzü. Esinti. Çekicilik. Çevreyi kuşatan boşluk. Müzik parçalarında tür. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans.

Çelik : Kök salması için yere dikilen dal. Bu alaşımdan yapılmış. Zayıf fakat güçlü (vücut). Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal.

Halat : Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip.

Asılı : Asılmış bir biçimde. Asılmış olan, asma, asık, muallak.

 

Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.

Telef : Hayvanı yok etme, öldürme. Boş yere harcama, yıpratma.

Hareket : Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Yola çıkma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Deprem. Davranış, tutum. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen.

İsim : Kişi, insan. Ad. Ad.

Asansör : İnsanları, yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işleyen araç.

Prens : Bir prensliğin başında bulunan kimse. Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen unvan. Bazı ülkelerde en yüksek soyluluk unvanı.

Çalış : Çalma işi.

Vadi : Çalışma alanı, tutulan yol, benimsenen tarz. İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak.

Diğer dillerde Teleferik anlamı nedir?

İngilizce'de Teleferik ne demek? : n. ropeway, lift, cable car, rope railway, telpher

Fransızca'da Teleferik : téléferique [le], téléphérique [le]

Almanca'da Teleferik : n. Seilbahn

Rusça'da Teleferik : n. подъемник (M)