Blooms türkçesi Blooms nedir

Blooms ile ilgili cümleler

English: The cherry tree blooms earlier this year than usual.
Turkish: Kiraz ağacı bu yıl normalden daha erken çiçek açtı.

English: Musical talent usually blooms at an early age.
Turkish: Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.

Blooms ingilizcede ne demek, Blooms nerede nasıl kullanılır?

Bloom heating furnace : Kabakütük tav fırını.

Algal bloom : Alg çiçeklenmesi. Bitki besin maddelerince zenginleşen su kaynaklarının yüzey kısmında alglerin aşırı bir biçimde çoğalması, alg çiçeklenmesi, algal blum. Alg çoğalması. Yosun patlaması. Algal blum. Alg patlaması.

Cobalt bloom : Kobalt kütüğü. Kobalt çiçeği.

In bloom : Çiçek açmış. Çiçekte.

Nickel bloom : Sulu oksitlenmiş nikel minarelleri. Nikel filizi.

Steel bloom : Çelik kütük. Çelik kabakütüğü.

Bloomers : Büzgülü kısa pantolon. Büzgülü kısa pantolon (kadın). Jimnastik pantolonu.

Bloomery : Demirci ocağı. Madeni demire eritmek için kullanılan yüzey ve ocak. (metal işleme) demirci ocağı. Hadde. Haddehane.

Bloomed : Külçe haline getirmek (demir). Serpilmek. Çiçeklenmek. Dinç olmak. Çiçek açmak. Güzelleşmek.

 

Bloomed lens : Yansıma önleyici kat çekilmiş mercek. Yansımaönlerli mercek. Kaplanmış objektif. Yansıma önleyici katlı mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Blooms Türkçe anlamı, Blooms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blooms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blood serum : Pıhtılaşmadan sonra kan pıhtısından ayrılan sarımsı sulu akışkan. Kan serumu. Vücut dışına alınan kanda, hücreler ile fibrinin ayrılmasından sonra geriye kalan renksiz sıvı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vücut dışına alınan kanın pıhtılaşması sonucu pıhtıdan sızan sıvı. fibrinojen ve bir kısım pıhtılaşma faktörlerini içermez. Serum.

Dispersing : Dağılmak. Yayılmak. Gidermek. Açılmak. Dağıtmak. Yaymak.

Flourished : Büyümek. İlerlemek. Süslü konuşmak. Gelişmek. Yıldızı parlamak. Dalgalanmak. Abartılı jestler yapmak. Savurmak. Sergilemek. Sağlıklı olmak.

Corpuscle : Kan hücresi. Öğecik ve öğecik çekirdeği boyutlarında (10-(...)cm.—10-(...) cm.), bağımsız nitelikli, evrenin temel taşlarını oluşturan öğecikaltı tanecik. Parçacık. Yuvar. Kan yuvarı. Damla. Korpüskül. Cisimcik. Kürecik.

Blossom out : Gelişmek.

Blood cell : Kan hücresi. Alyuvar, akyuvar veya kan pulcukları gibi kanın biçimli elemanlarından biri, hematosit, hemosit, kan yuvarı. Kan gözesi.

Flowers : Süblimleştirilmiş ilaç. (kimya) süblimleştirme işleminden sonra mineral madde olan ince toz.

Blow : Yelpazelemek. Küfretmek. Sigorta atmak (elektrik). Uçurmak. Hava vermek. Kaçırmak (fırsat). Uçmak. Esmek (rüzgar). Kahretmek.

 

Bloom : (ürün) zenginleşmek. Açmak. Yüzüne renk gelmek. Mikroskobik alglerin aşırı çoğalması ve tabiatta gözle görülen koloniler oluşturması.

Blooms synonyms : menstrual blood, bodily fluid, liquid body substance, cord blood, bloomed, bloodstream, beautified, develop, be sprinkled, flourish, disperses, blood group, be scattered, blood stream, grume, effloresced, effloresces, arterial blood, blossomed, menorrhea, flourishes, humour, flower, serum, gore, menstrual flow, lifeblood, disperse, refines, efflorescing, humor, venous blood, come into flower.

Blooms zıt anlamlı kelimeler, Blooms kelime anlamı

Bloodless : Ruhsuz. Kansız. Cansız. Kan dökmeden yapılan. İnsanca duygulardan yoksun. Solgun. Renksiz. Hissiz. Duygusuz. İlgisiz.

Merciful : İnsaflı. Bağışlayıcı. Acı çektirmeyen. Acıyıcı. Merhametli. Şefkatli. Sevecen. Rahim.