Blown türkçesi Blown nedir

  • Şişmiş.
  • Çiçeklenmiş.
  • Turboşarjlı (araç).
  • Üflenmiş.
  • Soluğu kesilmiş.
  • Esmiş.

Blown ile ilgili cümleler

English: I had my hat blown off by the wind.
Turkish: Rüzgarla şapkam savruldu.

English: Many trees were blown down by the storm.
Turkish: Birçok ağaç fırtına tarafından yıkıldı.

English: She had her hat blown off yesterday.
Turkish: Dün şapkasını uçurdu.

English: He had his hat blown off by the strong wind.
Turkish: Güçlü rüzgar yüzünden şapkasını uçurdu.

English: I had my hat blown off.
Turkish: Şapkamı uçurdum.

Blown ingilizcede ne demek, Blown nerede nasıl kullanılır?

Blown glass : Şişirilerek imal edilmiş cam.

Blown up : Şişirilmiş. Şişmiş. Nefes nefese kalmış. Soluğu kesilmiş. Şiş. Berhava.

Be blown up : Şişirilmek.

Side blown converter : Yandan üflemeli dönüştürgeç. Yandan üflemeli konvertör.

Was blown out of proportion : Büyütüldü. Şişirildi. Abartıldı. Devasa bir hacim aldı.

Blow a fuse : Sigortayı attırmak. Şalteri atmak. Şalterleri atmak. Öfkelenmek. Çılgına dönmek. Deliye dönmek. Tepesi atmak. Sigorta atmak.

Blow a raspberry : Yuh çekmek. Yuhalamak. Zort çekmek.

Flyblown : Bozulmuş. Sineklenmiş. Kokmuş. Bozuk. Kötü. Kötü durumda.

Full blown : Tamamen açılmış. Tamamen açmış. Tam gelişmiş.

 

Blow away : Yenilgiye uğratmak. Birisini etkilemek. Üstesinden gelmek. Birini silahla öldurmek. Öldürmek. Sürüklemek. Tarumar etmek. Birini saşırtmak. Uçurmak. Üstün gelmek.

İngilizce Blown Türkçe anlamı, Blown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Puffy : Şişik. Şişkin. Rüzgarlı. Şişirilmiş. Kabarık. Esintili. Tantanalı. Tıknefes. Şiş.

Flowered : Çiçeklerle süslü. Çiçekli. Çiçek desenli.

Swollen : Şişik. Şişinmiş. Şiş. Kendini beğenmiş. Kabarık. Şişkin. Gururlu.

Distended : Genişlemiş. Genişletilmiş. Şişirilmiş.

Moving : Hareket ettirme. Taşınma. Hareketli. Oynama. Devingen. Muharrik. Dokunaklı. Hareket etme. Oynak. Duygulandırıcı.

Puffiest : Tıknefes. Esintili. Rüzgarlı. Şişkin. Şiş. Abartılı. Şişirilmiş. Üfleyen. Püfür püfür esen.

Bulgiest : Şişkin. Pörtlek. Kabarık. Şiş. Pırtlak. Karınlı.

Short winded : Nefes darlığı olan. Solunum yetmezliği olan. Kısa süreli. Tıknefes. Kısa süren.

Bulgy : Pırtlak. Çıkıntılı. Şişkin. Pörtlek. Karınlı. Kabarık. Şiş.

Puffed : Şişirilmiş. Şişkin. Nefes nefese kalmış.

Blown synonyms : dyspnoeal, dyspnoeic, dyspneal, swelled, blown up, breathless, blooming, torose, distent, bloated, inflated, puffier, in blossom, winded, dyspneic, out of breath, bulgier, pursy.

Blown zıt anlamlı kelimeler, Blown kelime anlamı

Breathing : Teneffüs etme. Hasret. Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Soluma. Soluk alıp verme. An. Nefes. Teneffüs. Filmin alıcı penceresi önünde tümsek yapması, bunun sonucunda görüntünün bulanıklaşması. Solunum.

Blown antonyms : nonmoving.

Blown ingilizce tanımı, definition of Blown

Blown kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Distended. Opened. Puffed up, as cattle when gorged with green food which develops gas. In blossom or having blossomed, as a flower. Swollen. Inflated.