Bodysuit türkçesi Bodysuit nedir

  • Tuluma benzeyen tek parçalı giyecek.
  • Streç dansçı giysisi.
  • Tek parçalı streç giysi.
  • Tek parça streç giysi.

Bodysuit ingilizcede ne demek, Bodysuit nerede nasıl kullanılır?

Bodysurf : Aletsiz sörf yapmak. Aletsiz sörf. Vücut sörfü. Vücut sörfü yapmak. Sörf tahtası olmadan dalgalarda süzülmek.

Bodysurfed : Sörf tahtası olmadan dalgalarda süzülmek. Vücut sörfü yapmak. Aletsiz sörf yapmak.

Bodysurfs : Vücut sörfü. Sörf tahtası olmadan dalgalarda süzülmek. Aletsiz sörf yapmak. Vücut sörfü yapmak. Aletsiz sörf.

Body activities : Vücut faaliyetleri.

Body and soul : Vücut ve ruh. Tüm varlığıyla. Bir kimsenin fiziksel ve ruhsal yönleri. Tüm benliğiyle. Bütün benliğiyle. Bütün kalbiyle. Bütün varlığıyla. Canla başla.

Body bag : Ceset taşımaya özgü fermuarlı torba. Ceset torbası.

Body burden : Vücut yükü. İnsan ya da hayvan vücudunda bulunan radyonüklidlerin toplam etkinlik düzeyi.

Body centered cubic : Merkez atomlu küp. Birim gözesinin özeğinde ve köşelerinde birer özdeciği olan (kırılca yapı türü). İçözekli küpsel yapı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Body builder : Vücut geliştiricisi. Badici. Karoser yapımcısı. Vücut geliştiren. Yarışmalı gösteriler için vücut geliştiren kimse.

Body building : Vücut geliştirme. Badi. Ağırlık kaldırılarak ve alıştırma yapılarak kasların güçlendirilmesi ve şekillendirilmesi.

 

İngilizce Bodysuit Türkçe anlamı, Bodysuit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bodysuit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cat suit : Sımsıkı elbise. Tulum şeklinde daracık giysi.

Garment : Giysi. Giyim eşyası. Kılıf. Elbise. Kisve. Giyecek. Giyim. Örtü. Esvap. Giydirmek.

Leotard : Dansçıların giydiği mayo. Sımsıkı elbise.

Bodysuit synonyms : unitard, leotards.