Bong türkçesi Bong nedir
Bong ile ilgili cümleler
English: Ali was sitting on the floor playing his bongos.
Turkish: Ali bongolarıyla oynarken yerde oturuyordu.
English: Ali attracted a crowd of children as soon as he started playing his bongos.
Turkish: Ali bongosunu çalmaya başlar başlamaz çocuklardan oluşan bir kalabalığı çekti.
Bong ingilizcede ne demek, Bong nerede nasıl kullanılır?
Bonging : Pipo. Nargile. Telefon aramalarındaki bağlantı ücreti.
Bongo : Caz müziğinde kullanılan iki küçük uzun trampet. Afrika antilobu. Bongo.
Bongo drum : Tamtam.
Bongo drums : Tamtam.
Bongoes : Afrika antilobu. Bongo.
Billabong : Durgun su havuzu. Sadece yağmurlu mevsimde su ile dolu olan nehir yatağı. Çıkmaz kanal. Su deliği. Bir nehrin başka bir su kütlesine açılmayan kolu.
Bon voyage : Yolunuz açık olsun!. İyi yolculuklar. Yolun açık olsun. Yolunuz açık olsun (fransızca). Yolunuz açık olsun.
Bon vivant : Hedonist. İyi yaşamayı seven. Zevk arayan. Eğlence arayan.
Bongs : Pipo. Nargile. Telefon aramalarındaki bağlantı ücreti.
Bon appetite : Afiyet olsun.
İngilizce Bong Türkçe anlamı, Bong eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bong ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Echo : Yankı. Taklit etmek. Bir dalganın bir engele vurarak aynı ortama geri dönmesi. Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses. Ses dalgalarının ya da elektromagnetik dalgaların bir engele çarpıp geri dönmesi olayı; çarpıp geri dönen dalgalar. Akis. Aksetmek. Yansıtmak. Bilgisayar, fizik, gitar, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ses dalgalarının, çeperleri pek soğurucu olmayan bir yerde çarpıp geri dönmesi; bu dönme sonunda sesin geride bıraktığı iz.
Hubblebubble : Gürültü. Karışıklık.
Hookah : Hindistanda kullanılan nargile tipi.
Chicha : Güney ve orta amerika'da fermante edilmiş mısır ve şeker kamışından yapılan bira. Güney ve orta amerika'da mayalanmış mısırdan yapılan bir bira.
Kalian : Dumanı filtrelemek için su kullanan doğuya özgü pipo. Su borusu.
Hubble bubble : Gürültü. Dumanın sudan süzüldüğü sigara içme borusu. Karışıklık. Panik. Kargaşa. Ayaklanma.
Nargileh : Genellikle sünger ve deniz salyangozu avcılığında balık adama su dışından hava hortumuyla hava verme sistemi, şinorkel. Dumanın solukla içeriye çeken boruya gelmeden önce su borusu ile filtrelendiği doğu ülkelerinde kullanılan pipo türü.
Reverberate : Yansımak. Yansımak (ışık). Aksettirmek. Aksetmek. Yankı yapmak. Yansıtmak. Yankılanmak. Yankılamak.
Narghile : Emzik.
Hookahs : Hindistanda kullanılan nargile tipi.
Bong synonyms : resound, hooka, sound, snorkel, tobacco pipe, water pipe, hookas, bongs, ring, bonging.

Bu kısımda Bong kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bong ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bong anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bong ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.