Boottree türkçesi Boottree nedir

  • Ayakkabı kalıbı.

Boottree ingilizcede ne demek, Boottree nerede nasıl kullanılır?

Boot camp : Yeni askerlerin eğitim kampı. Acemi birliği. Acemi eğitim programı veya kampı. Acem birliği. Eğitim imkanları.

Boot device : Önyükleme aygıtı. Ön yükleme aygıtı.

Boot disk : Açılış disketi. Önyükleme disketi. Önyükleme diski sistem yükleme diski.

Boot diskette : Açılış disketi. Açılış veya çalıştırma disketi. Önyükleme disketi. Bir bilgisayarı açmak için kullanılabilen disket.

Boot floppy : Açılış disketi.

Boot record : Önyükleme kaydı. Açılış kaydı.

Boot sequence : Çalıştırma sırası. Bir bilgisayarın başlarken çeşitli sürücüler üzerinde çalıştırılabilir disk veya disket araması sırası. Açma sırası.

Boot manager : Açılış yöneticisi. Önyükleme yöneticisi.

Boot maker : Çizmeci.

Boot sector infector : Önyükleme virüsü.

İngilizce Boottree Türkçe anlamı, Boottree eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boottree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ridgepole : Çatı merteği. Çatı merteği (inşaat). Mahya aşığı. Çatı direği. Mahya kirişi.

Bootie : Beben ayakkabısı. Galoş. Patik. İçki kaçakçısı.

Saddleback : Ortası çökük tepe. Çatı kalkan duvarı. Sırtında semere benzer çizgileri olan hayvan. Çukur bel. Sırtı çukur olan herhangi bir şey. Eşeksırtı. Sırtı semer şeklindeki balık.

 

Ridge : Sırt. Dağ silsilesi. Yükselti. Sağrı. Kabartı. İki koyağı birbirinden ayıran az eğimli yayvan sırt. Tepe. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Bayır. Dört ayaklı omurgalılarda çift ve hafifçe kıvrık bir seri ince kemik ya da kısmen sırt taraftan omurgaya, karın tarafından bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek şekilde eklemli bulunan kıkırdaklı çubuklar. eğe kemiği. bazı böceklerin yumurtaları üzerinde boyuna uzanan kabarık yapılar. dinoflagellatların yüzeydeki kabarık çıkıntıları.

Stretchers : Gerdirme tertibatı. Teskere (inşaat). Gergi. Oturak (kayık). Sedye. Teskere. Kasnak. Gerici. Tuval.

Last : Sürmek (süre vb). Herşeyden sonra. Bozulmamak. Herkesten sonra. Dayanmak. Son. Çekmek. Tutmak. Gitmek. Devam etmek.

Shoe tree : Giyilmediği zamanlarda ayakkabının şeklini muhafaza etmesi için içerisine yerleştirilen bir metal veya ağacın ayak şeklindeki biçimi.

Slipper : Pantufla. Terlikle dövmek. Terlik. Tekerlek çarığı. Kızak.

Beam : Parlamak. Gözlerinin içi gülmek. Işın. Gözleri parlamak. Kiriş. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, jimnastik, madencilik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parlamak (yüzü). Belli bir doğrultuda giden, ışından daha kalın tanecikler topluluğu. İşık ışınlarının oluşturduğu demet. Yere düşey iki dikme arasında, yüksekliği ayarlanabilen dar dayanak yüzeyli tahtadan yapılmış denge ve asılma aracı.

Boottree synonyms : saddleback roof, carpet slipper, shoetree, stretcher, gable roof, saddle roof, shoetrees.

Boottree ingilizce tanımı, definition of Boottree

Boottree kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An instrument to stretch and widen the leg of a boot, consisting of two pieces, together shaped like a leg, between which, when put into the boot, a wedge is driven.