Bosks türkçesi Bosks nedir

  • Küçük ağaç ayaklığı (eski kullanım).
  • Gölgeli.

Bosks ingilizcede ne demek, Bosks nerede nasıl kullanılır?

Bosk : Küçük ağaç ayaklığı (eski kullanım). Gölgeli.

Boskage : Çalılık. Koru. Ağaçlık.

Boskages : Koru. Çalılık. Ağaçlık.

Bosket : Koru. Küçük koru (bosquet olarak da yazılır). Funda. Küçük ağaçlık. Çalı. Küçük çalılık.

Boskier : Ormanlık. Çalılık dolu. Çalılıklarla dolu. Ağaçlı. Ağaçlarla kaplı.

Boskiest : Ağaçlı. Ağaçlarla kaplı. Çalılık dolu. Çalılıklarla dolu. Ormanlık.

Bosh : Boş laf. Yüksek fırın karnı. İpe sapa gelmez şey. Saçma sapan. Kızgın metali soğutma. Saçmalık. Zırva. Saçma zırva. Saçma.

Bos : Basic operating system (temel işletim sistemi). Ibm'in. İlk bilgisayarlarda sürücüsüz olarak kullanılan ve artık modası geçmiş işletim sistemi (bilgisayar).

Bosnia and herzegovina question : Bosna hersek sorunu.

Bosnia althea operation : Althea operasyonu.

İngilizce Bosks Türkçe anlamı, Bosks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bosks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Louche : Gölge gibi. Karanlık. Loş.

Honcho : Komutan. Şef. Lider.

Ganger : Postabaşı. Ekipbaşı. Ekip başı.

Supervisor : Bilgisayar, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denetleyici. Gözetmen. Müdür. Süpervizör. Danışman (üniv.). Danışman. Sürveyan. Nezaretçi. Denetmen.

 

Foreman : Amele başı. İşçibaşı. Usta. Başkan. Ustabaşı. Kolbaşı. Reis. Kalfa. Jüri sözcüsü. Formen.

Gaffer : Dede. İhtiyar. Pinpon. Müdür. Saka. Yaşlı insan. Ustabaşı. Moruk. Şef. Patron.

Dusky : Siyahımsı. Işıksız. Oldukça karanlık. Esmer. Koyu esmer. Koyu renkli. Karanlık. Loş.

Darksome : Keyifsiz. Loş. Belirsiz. Kasvetli. Karanlık. Bilinmeyen.

Straw boss : Şef.

Bosks synonyms : guvnor, bosk, bowerlike, cloudily, assistant foreman, cloudy, baas, shadier, employer, chief, noir, shaded, shadiest, clouded, hypsometric, cloudiest, old man, hirer, cloudier.

Bosks zıt anlamlı kelimeler, Bosks kelime anlamı

Employee : Memur. Çalışan. Adam. Eleman. Görevli. Personel. Müstahdem. Hizmetli. İşçi.

Inferior : Bayağı. İnferiyor. Aşağı derecede olan şey. Kalitesiz. Ast olan kimse. İkinci derecede. Aşağı derecede olan kimse. Alt veya aşağı anlamında. Alt, alt taraf.