Bouge türkçesi Bouge nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 35 cm kadar uzunlukta, karadeniz ve akdeniz'de yaşayan bir balık türü.
  • Kupes.

Bouge ingilizcede ne demek, Bouge nerede nasıl kullanılır?

Bougainvillaea : Begonvil. Tropik bir bitki.

Bougainvillaeas : Begonvil. Tropik bir bitki.

Bougainville : Bugenvillea.

Bougainvillea : Tropik bir bitki. Begonvil.

Bough : Büyük dal. Ağacın ana dallarından biri. (ağaç) dal. Ağaçta büyük dal. Dal. Ağaç dalı.

Bought a pig in a poke : Körü körüne satın aldı. Ne olduğunu bilmeden satın aldı. Gözü kapalı satın aldı. Görmeden satın aldı.

Do i have to pay duty on the goods i bought here : .

Bought : Satın alınmış. Alınmış.

Bougie : Supozituvar. Mum. Kandil. Fitil (tıp veya medikal terimi). Sonda. Buji. Fitil.

Overbought : Fazla miktarda satın almak. Aşırı spekülasyondan dolayı borsanın gereğinden fazla çıkması. Büyük miktarda satın almak. Ödeme sağlayabileceğinden daha fazlasını satın almak.

İngilizce Bouge Türkçe anlamı, Bouge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bouge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Rout : Kurcalamak. Hezimete uğratmak. Aramak. Tarumar etmek. Bozguna uğratmak. Hezimet. Araştırmak. Hengame. Eşelemek. Bozgun.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Hollow : Delikli. İçi boş. Boş. Çukur açmak. Kazmak. Oymak. Boşluktan gelen. Sahte. Aç. Kof.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

 

Bouge synonyms : hollow out, core out, a cells, abacus bodies, aardvark, force out, abiotic factor, a site, acacia, abramis zone, mar, mutilate, aardvarks.

Bouge zıt anlamlı kelimeler, Bouge kelime anlamı

Undercharge : Gerekenden az para istemek. Gerekenden düşük fiyat vermek. Gerekenden az almak. Gerekenden düşük fiyat. Gerekenden eksik para istemek. Değerinden az fiyat istemek. Az şarj etmek. İyi doldurmamak. Değerinden az fiyat. Az para almak.

Bouge ingilizce tanımı, definition of Bouge

Bouge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bilge. Provisions. Bouche ([Bakınız: Bouche], 2). To stave in. Food and drink. To swell out.