Boundary point türkçesi Boundary point nedir

Boundary point ingilizcede ne demek, Boundary point nerede nasıl kullanılır?

Boundary : Hudut. Sinir. Çeper. Sınır. Had. Ara hattı. Limit. Kenar. Son.

Point : Sivrilmek. Puan. Ucunu sivriltmek. Fermaya oturmak. İşaret etmek. Doğrultmak (silah). Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Çevirmek. Tevcih etmek. Sivriltmek.

Boundary beacon : Giriş farı. Sınırlama ışığı.

Boundary condition : Bir sınırla ilgili şartlar. Sınır şartı. Sınır şartları. Sınır koşulları. Sınır koşulu.

Boundary layer : Sınır tabaka. Sınırlayıcı tabaka. Sınır katman. Uç katman. Sınır katmanı. Sınır bölge. Sınır tabakası.

Boundary light : Meydan farı. Çevre aydınlatması. Sınır ışığı. Hudut ışığı.

İngilizce Boundary point Türkçe anlamı, Boundary point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boundary point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Demarcation point : İki ayrı birimin iletişim aygıtlarının buluştuğu nokta (örneğin, telefon makinesinin telefon şirketi hattına bağlanma noktası).

Entry point : Fir noktası. Giriş noktası. Hudut kapısı. Sınır kapısı. Giriş kapısı.

Demarc : Birleşme noktası. Demarcation point (sınır noktası). Elektronik devrelerde sorumluluk alanı sınırlandırıcısı. Sınır belirleme noktası. Buluşma noktası. İki ayrı öğeden oluşan iletişim aygıtlarının birleşme noktası (örneğin, bir evin telefon donanımının telefon şirketinin kablolarına bağlandığı nokta).

 

Frontier point : Kıyı noktası.