Bouses türkçesi Bouses nedir

  • Arizona eyaletinde şehir.
  • Çok fazla veya gereğinden fazla içmek.
  • Kafayı bulmak (bowse olarak da yazılır).
  • İçki alemi yapmak.
  • Demlenmek.
  • Palanga ile taşımak veya çekmek (denizcilik).

Bouses ingilizcede ne demek, Bouses nerede nasıl kullanılır?

Bouse : Kafayı bulmak (bowse olarak da yazılır). İçki alemi yapmak. Çok fazla veya gereğinden fazla içmek. Palanga ile taşımak veya çekmek (denizcilik). Arizona eyaletinde şehir. Demlenmek.

Boused : Kafayı bulmak (bowse olarak da yazılır). Çok fazla veya gereğinden fazla içmek. Demlenmek. İçki alemi yapmak. Palanga ile taşımak veya çekmek (denizcilik).

Boustrophedon : Ters dönmeli yazı. Bir satırın sağdan sola ve diğerinin soldan sağa yazıldığı eski bir yazı biçimi. Antik bir yazma metodu (bazı eski yazıtlarda rastlanır, pulluk yapma gibi alternatif bir şekilde sağdan sola ve soldan sağa olarak yazılır). Bustrofedon.

Amoebous : Amibe benzeyen.

Bulbous : Bulbus. Soğanlı. Ampul şeklindeki herhangi bir yapı. erkek üretrasının bir kısmı. Şişman ve yuvarlak. Soğandan yetişen. Soğan gibi. Soğan ile ilgili. Soğan biçiminde.

Bouche : Yiyecek tahsisatı.

Bulbous plants : Soğanlı bitkiler.

Plumbous : Dikey. İki değerli kurşun içeren.

Boucher : Fransız rokoko ressamı. Toilet of venus (venüs'ün tuvaleti) ve birth and triumph of venus (venüs'ün doğuşu ve zaferi) eserlerinin yaratıcısı. Francois boucher (1703-70). Bir soyadı.

 

Gibbously : Kambur bir şekilde. Dışbükey ile. Gibböz olarak.

İngilizce Bouses Türkçe anlamı, Bouses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bouses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Binge : Tıkınmak. İçki alemi. Çilingir sofrası. Cümbüş. Bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre. Aşırı veya çok yemek. Çok fazla içki içilen süre. Eğlence. Alem.

Buckeyes : İowa eyaletinde şehir. Atkestanesi. Ohio devlet üniversitesi'nin (abd) spor takımlarının adı. At kestanesi.

Bowsed : Kafayı bulmak (bouse olarak da yazılır).

Flagstaffs : Bayrak direğı. Bayrak sopası. Bayrak direği. Gönder.

Home : Ev. Sinyallere göre yönelmek. Melce. Bakımevi. Yerleştirmek. Yurda dönmek (kuş). Özerklik. Yuvasına dönmek. Aile ocağı. Hedeflemek.

Maisonnette : İki katlı bark. Küçük ev. İçinde yalnız bir ailenin oturduğu, iki kattan oluşan ve iki katın, içerden bir ayakçakla birbirine bağlantılı olduğu konut türü.

Loft : Izgara üstü. Kilise balkonu. Çatı. Güvercinlik. Tavanarası odası. Ahır üstündeki samanlık. Samanlık. Yükseğe atmak. Tavanarası. Çatı katı.

Infuses : Telkin etmek. İlham vermek. Kafasına sokmak. Demlemek. Demlendirmek. İçine dökmek. Aşılamak. Demlemek (çay). Doldurmak.

Carouses : Alem. İçmek. Nuş etmek. İçki içip şamata yapmak. İçki alemi. İçki içmek. İçki alemi yap. Nuş. Kafayı çekmek.

Bouses synonyms : doll's house, tract house, single dwelling, hunting lodge, rooming house, solar house, soddy, row house, sod house, frat house, fraternity house, be steeped, bowses, gilbert, bowse, dollhouse, saltbox, semidetached house, boozes, florences, boused, boarding house, buckeye, guesthouse, infusing, study, caroused, ranch house, bouse, cottage, accommodate, brews, edifice.

 

Bouses zıt anlamlı kelimeler, Bouses kelime anlamı

Winnings : Kazanılan para. Kazanç. Kumarda kazanılan para. Kazanç (para olarak).

Rest : Olmaya devam etmek. Ötekiler. Dayanmak. Dinlenmek. Bağlı olmak. Elinde olmak. Dinlendirmek. Dinlenme. Dayandırmak. Gömülü olmak.