Bowshot türkçesi Bowshot nedir

  • Ok menzili.

Bowshot ingilizcede ne demek, Bowshot nerede nasıl kullanılır?

Bowshots : Ok menzili.

Spring bows : Yaylı pergel.

Bows : Pruva. Başla selamlama. Reverans. Boyun eğme. Baş. Fiyonklar.

Bowse : Çok fazla veya gereğinden fazla içmek. İçki alemi yapmak. Demlenmek. Palanga ile taşımak veya çekmek (denizcilik). Kafayı bulmak (bouse olarak da yazılır).

Bowsed : Kafayı bulmak (bouse olarak da yazılır). İçki alemi yapmak. Çok fazla veya gereğinden fazla içmek. Palanga ile taşımak veya çekmek (denizcilik). Demlenmek.

Crossbows : Yaylı tüfek. Arbalet. Tatar yayı.

Bowsprits : Bir geminin önüne dikilen direk. Gemi önündeki kılavuz. Cıvadra. Cıvadra (gemi önündeki kılavuz).

Bowser : Avusturya yapısı akaryakıt pompalarının ticari markası. İkmal tankeri. Yakıt pompası. Benzin pompası.

Bowses : Kafayı bulmak (bouse olarak da yazılır). İçki alemi yapmak. Demlenmek. Çok fazla veya gereğinden fazla içmek. Palanga ile taşımak veya çekmek (denizcilik).

Bowstring hemp : Sarı yapraklı paşa kılıcı. Paşakılıcı. Zambakgiller (liliaceae) familyasından, yaprakları yeşil, gümüş, gri şeritli, rizomlu bitkiler.

İngilizce Bowshot Türkçe anlamı, Bowshot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bowshot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Whizz : Vınlamak. Santrifüjlemek. Çok yetenekli kimse. Amfetamin. Vızıltı. Suyunu almak. Vınlama. Becerikli. Usta. Vızlamak.

Superstar : Büyük yıldız. Süperstar. As. Çok iyi oyuncu.

Ace : Anjiyotensin çevirici enzim. Beş düşman uçağı düşüren pilot. Ace. İskambilde as. Yek. As. Çok başarılı olmak. Mükemmel bir sonuç almak. Birinci sınıf. Birli.

Star : Büyük bir sanat yeteneği göstermeyen, fakat bir filmde oynayışı bu filmin gelirini artırabilen gözde oyuncu. Yıldızlarla süslemek. Bale sanatında yıldız düzeyine erişmiş sanatçı. Star. Baş rolü oynamak. Geceleri gökte, kimileri parlakça, kimileri de donuk bir ışık noktası gibi görünen cisimlere verilen ad. Yanına yıldız işareti koymak. Karagöz, matiz ve külhanbeyi tiplerince "mum" ya da "ışık" anlamında kullanılan sözcük. oynanışta, oyunu uzun süre afişte tutan, kısacası sanatı yönünden üstün, ünlü sanatçı. Yıldız oyuncu. Kümeölçümde küme üyelerinin anlamlı bir kesiminden çekim alan birey.

Wiz : Dahi. Deha. Özel yetenekleri olan kişi.

Mavin : Çok yetenekli kimse. Becerikli.

Genius : Deha. Üstün yetenek. Düşünce yapısı. Dahi. Koruyucu melek. Peri. Yaratıcılık. Öke. Yetenek. Ruh.

Wizard : Harikalar yaratan kimse. Sihirbaz. Becerikli. Usta. Deha. Süper. Dahi. Müthiş. Büyüleyici.

Champion : Savunmak. Desteklemek. Şampiyon. Destekleyici. Savunucu. Tarafını tutmak. Destek olmak. En iyi. Çok yetenekli kimse. Müdafaa etmek.

Bowshot synonyms : track star, bowshots, whiz, sensation, virtuoso, expert, maven, shooting, adept, shot.

Bowshot ingilizce tanımı, definition of Bowshot

Bowshot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The distance traversed by an arrow shot from a bow.