Superstar türkçesi Superstar nedir

  • Çok iyi oyuncu.
  • Süperstar.
  • As.
  • Büyük yıldız.

Superstar ile ilgili cümleler

English: Ali is a superstar.
Turkish: Ali bir süper star.

English: Rajinikanth is a superstar in India.
Turkish: Rajinikanth Hindistan'da bir süperstardır.

English: She's a superstar.
Turkish: O bir süper star.

Superstar ingilizcede ne demek, Superstar nerede nasıl kullanılır?

Superstars : Süperstar. Çok iyi oyuncu. As. Büyük yıldız.

Superstate : Kendisine bağımlı ülkeler bulunan üst ülke. Üst devlet.

Superstates : Kendisine bağımlı ülkeler bulunan üst ülke. Üst devlet.

Superstition : Sözlü boşinanç. İtikat. Batıl inanç. Batıl. Uydurma. Boş kanı. Boş inanç. Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar. Boşinanç.

Superstitionism : Boşinanççılık. Birçok toplumda görülen boşinançlara bağlılık durumu, bk. boşinanç. krş. gelenekçilik.

Superstructural : Üstyapısal.

Superstores : Mega mağaza. Çeşitlendirilmiş bir süpermarket. Çok çeşitli gıda maddeleri ve gıda dışı maddeler satan.

 

Superstructure : Süperstrüktür. Üst güverte. Üst kademe. Çıtalarla yapılan inşaat (gövde). Ekonomik altyapının etkisinde gelişen; hukuk, ahlak, eğitim, sanat, din ve benzeri alanlarla ilgili düzgü, ilke ve kurallardan oluşan toplumsal yapı. Alttaki yapı üzerine kurulan her türlü yapı. Ek kat. Marksist yaklaşımda, altyapının üzerinde yükselen dil, din, ahlak, ideoloji, siyaset, hukuk ve kültür gibi unsurlar bütünü. krş. altyapı 2. Üstyapı. Üst yapı.

Superstratum : Üst tabaka. Üst katman. Üstkatman.

Superstitious material : Boşinançları oluşturan halkbilim ürünü. krş. gelenek özdeği. Boşinanç özdeği.

İngilizce Superstar Türkçe anlamı, Superstar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superstar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aces : Bey. Karşılanamayan atış (tenis). Beş düşman uçağı düşüren pilot. Birli. Yek.

Wiz : Dahi. Deha. Özel yetenekleri olan kişi.

Maven : Belirli bir konuda engin bilgi sahibi kimse. Çok yetenekli kimse. Becerikli.

Hotshot : Başarılı. Her tarakta bezi olan. Çok yetenekli kimse. Önemli ve başarılı. Önemli. Başarıları ve becerileriyle aşırı bir şekilde övünen kimse. Becerikli. Durmadan aralıksız bir şekilde seyahat eden veya çalışan.

Adept : Çok yetenekli kimse. Mahir. Becerili. Üstat. Yetenekli. Ehil. Becerikli. Usta. Mütehassıs. Uzman.

Star : Gökyüzüne serpilmiş ışıklı noktalardan herbiri. Bale sanatında yıldız düzeyine erişmiş sanatçı. Yanına yıldız işareti koymak. Yıldız oyuncu. Seyirci arasında ünlenmiş, bir oyunun uzun süre oynanmasını sağlayan, beğenilen oyuncu. baş oyuncu. Yıldız dansçı. Baş rolü oynamak. Başrolde oynamak. Yıldızlarla süslemek. Yıldız olmak.

 

Wizard : Süper. Deha. Becerikli. Müthiş. Usta. Büyücü. Harikalar yaratan kimse. Büyüleyici. Çok yetenekli kimse.

Ermines : Ermin. Kakım. As kürkü.

Expert : Ehlihibre. Ustaca yapılmış. Mütehassıs. Ehlivukuf. Bilirkişi. Kompetan. Ehil. Erbap. Eksper. Uzman.

Superstar synonyms : track star, superstars, virtuoso, stoats, mavin, whiz, ace, sensation, genius, stoat, champion, whizz, ermine.