Superstition türkçesi Superstition nedir

  • Uydurma.
  • Batıl.
  • Kaynakları bilimsel ve dinsel bir temele dayanmayan, tarihin derinliklerinden gelerek çağımıza ulaşan, bugünkü anlayışa ters düşmelerine karşın, halkın bilinçsizce kullandığı kalıpsal inançlar dizgesi, bk. sözlü boşinanç, boşinançsal süreklilik, boşinançsal katman, boşinançsal gerileme, boşinançsal çevre.
  • Sözlü boşinanç.
  • Boş kanı.
  • Batıl itikat.
  • Boş inanç.
  • Konuşma yoluyla çağdan çağa, kuşaktan kuşağa aktarılan boşinanç. bk. boşinanç. krş. sözlü gelenek, sözlü görenek.
  • Batıl inanç.
  • Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Kimi sözlerin, eylemlerin, sayıların, davranışların... istenen ya da istenmeyen sonuçlar doğuracağına değin yanlış inanış.
  • Görgül ya da bilimsel temelden yoksun inanç.
  • Boşinanç.
  • Yoz-inanç.
  • İtikat.
  • Boşinan.
  • Hurafe.

Superstition ile ilgili cümleler

English: Such a ridiculous superstition no longer exists.
Turkish: Böyle saçma bir batıl inanç artık yok.

 

English: Magic is the art of changing superstition into money.
Turkish: Sihirbazlık, batıl itikadı paraya çevirme sanatıdır.

English: Lots of superstitions are still believed in.
Turkish: Hâlâ birçok batıl inanca inanılıyor.

English: I will raise my children so that they will be protected from superstition.
Turkish: Çocuklarımı yetiştireceğim böylece hurafeden korunmuş olacaklar.

Superstition ingilizcede ne demek, Superstition nerede nasıl kullanılır?

Circle of superstition : Benzer boşinançları taşıyan bireylerden oluşan çevre. krş. geleneksel çevre, göreneksel çevre. Boşinançsal çevre.

Convergence dimension of superstition : Değişik boşinançların benzer görünüm kazanabilmelerini sağlayan özellik, bk. boşinanç boyutları. Yakınsak boşinanç boyutu.

Dimensions of superstition : Boşinanç boyutları. Boşinançlarda saptanan özelliklerin tümü. bk. dosdoğru boşinanç boyutu, tümlenimsel boşinanç boyutu, yakınsak boşinanç boyutu, azalımlı boşinanç boyutu, ayrılımlı boşinanç boyutu, krş. gelenek boyutları.

Directe dimension of superstition : Dosdoğru boşinanç boyutu. Boşinançların, kuşakları birbirlerine bağlayan özelliği, bk. boşinanç. krş. dosdoğru gelenek boyutu.

Divergence dimension of superstition : Ayrılımlı boşinanç boyutu. Boşinançların, bağlı bulundukları toplum ve çağ koşullarına uygun olarak gösterdiği değişim özellikleri, bk. boşinanç boyutları.

Superstitions : Batıl itikat. Hurafe. Batıl inançlar. Boş inanç. Batıl inanç.

Superstitiously : Batıl inanç olarak.

Superstitiousness : Batıl inançlılık.

Elaboration dimension of superstition : Boşinançların bağlı bulundukları toplum ve çağlara uygun olarak değişmelerinin tümü. bk. boşinanç boyutları, krş. genel gelenek boyutu, genel görenek boyutu. Tümlenimsel boşinanç boyutu.

 

Superstitionism : Boşinanççılık. Birçok toplumda görülen boşinançlara bağlılık durumu, bk. boşinanç. krş. gelenekçilik.

İngilizce Superstition Türkçe anlamı, Superstition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superstition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conformation : Konoluşum. Bir molekülde molekülün kovalent yapısında değişiklik olmaksızın, tek bağlarda atomların dönüşüyle üç boyutlu düzenlenme. bir konformasyondan diğerine dönüşte kovalent bağların parçalanması ya da oluşmasına gerek yoktur. Örgensel özdeciğin, kimyasal bağları değişmeden, az bir erke ayrımı ile alabildiği biçimlerin her biri. Yapı. Tatbik. Uyarlama. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Adaptasyon. Vücudun yapı, biçim ve orantısı. moleküllerin uzayda doğal olarak sahip oldukları üç boyutlu yapı.

Alienation : Yabancılaşma. Yabancılaştırma. Devretme. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Aliyenasyon. Devir. Uzaklaşma. Dengesizlik.

Superstitions : Batıl inançlar.

Creeds : Birinin veya bir grubun felsefesini yansıtan ilkeler. Amentü. Akide. İnanç. Mezhep. İnanma. Bir dinin temel ilkelerini içeren ifade. İman. Öğreti.

Age group : Yaş kümesi. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği.

Faiths : Güven. Bağlılık. Hıyanet. Söz. Emniyet. İnanış. Din. İtimat. Niyet.

Acclimatation : Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci. İklimuyum.

Null and void : Değersiz. Bağlayıcı olmayan. Hükümsüz. Yasal bir hükmü bulunmayan. İptal edilmiş ve yürürlükten kaldırılmış. Gayri muteber. Geçerli olmayan. Geçersiz. Gereçsiz.

Colourable : Aldatıcı. Hileli. Boyanabilir. Renklendirilebilir veya boyanabilir (ayrıca colorable). İnandırıcı. Zahiri. Akla uygun. Sahte. Yalandan.

Superstition synonyms : superstitious notion, false conviction, apocrypha, age distribution, superstitious, persuasion, affection, cardboard box, adaptive behavior, unreasoning, faith, theologies, belief, achievement motive, agnation, theology, canards, aberglaube, concoctions, faithing, all round development of individual, colorable, canard, assurances, acculturation, age grade, arranging, agression, aesthetic, oral, contrived, adjustment, adjustment in marriage.

Superstition zıt anlamlı kelimeler, Superstition kelime anlamı

Unbelief : İmansızlık. İnançsızlık.

Superstition ingilizce tanımı, definition of Superstition

Superstition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An excessive reverence for, or fear of, that which is unknown or mysterious.