Branchlet türkçesi Branchlet nedir
- Ufak dal.
Branchlet ingilizcede ne demek, Branchlet nerede nasıl kullanılır?
Branchless : Dalsız. Şubesiz. Kolsuz.
Branchlike : Dalımsı. Dal gibi. Dala benzeyen. Ağacın dalına benzeyen. Kol gibi. Kola benzeyen.
Branch address : Sapma adresi. Dallanma adresi.
Branch admittance matrix : Dal geçiri matrisi.
Branch bank : Banka şubesi.
Branch library : Şube kitaplığı. Geniş yığınların kitaptan kolaylıkla yararlanmasını sağlamak amacıyla halk kitaplıklarının çok okur bulunan bölgelerde açtıkları bölüm.
Branch exchange : İkincil santral.
Branch manager : Büyük bir bankanın çeşitli yerlerdeki şubelerinden birinin müdürü. Şube müdürü.
Branch blocks : Dal blokları. Kalpte iletimin his demeti dallarında gecikmesi veya durması. sağ dal veya sol dal blokları oluşur.
Branch line : Karmakta kancaların bağlandığı 2 mm ve üç kat sicimden yapılan köstekler. Karmak kolu. Ana hatta bağlanan demiryolu hattı (doğrudan veya dolaylı olarak). Branş hattı. Şube hattı. Branşman hattı. İltisak hattı. Kol hattı.
İngilizce Branchlet Türkçe anlamı, Branchlet eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Branchlet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Branch : Bilgisayar, bilişim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dallanmak. Branş. Soy ağacındaki yer. Dere. İşlemlerin olağan sırasını bozarak, denetimi, adresi belirtilen bir işleme geçiren herhangi bir komut. Göbek. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Dallandırmak. Kol.
Withe : Söğüt dalıyla bağlamak. Söğüt çubuğu. Saz. Söğüt ağacının bir şeyleri bağlamak için kullanılan sert ve esnek dalı veya koluyla bağlamak.
Brier : Yaban gülü. Süpürgeotu. Diken. Funda. Fundadan yapılmış. Dikenli çalı. Çalı. Çalı yığını. Dikenli yabani çalı.
Twig : İncelemek. Dal (ince). Dal. Dalcık. Çakmak. Anlamak. Kavramak. Sürgün. Maden arama çubuğu. Çubuk.
Wand : Orkestra şefinin çubuğu. Çubuk. Değnek. Çubukkod okuma kalemi. Okuma kalemi. Sihirbaz değneği. Asa. Sihirli değnek.
Withy : Söğüt dalı. Bodur söğüt.
Sprig : Bahar dalı. Delikanlı. İnce dal. Ufacık dal parçası. Başsız çivi. Filiz. Başsız çivi çakmak. Fışkın. Filizcik. Budamak.
Branchlet ingilizce tanımı, definition of Branchlet
Branchlet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A little branch. A twig.

Bu kısımda Branchlet kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Branchlet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Branchlet anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Branchlet ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.