Brasiers türkçesi Brasiers nedir
- Yanan kömürü tutan altlık (brazier olarak da yazılır).
- Mangal.
- (britanya ingilizcesi) mangal.
Brasiers ingilizcede ne demek, Brasiers nerede nasıl kullanılır?
Brasier : Yanan kömürü tutan altlık (brazier olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) mangal. Mangal.
Brasilia : Brasilia (brezilya'nın başkenti). Brezilya. Brezilya'nın başkenti.
Brasils : Brezilya.
Abrasion : Yelin ve yellerle devindirilen taş parçacıklarının yaptığı mekanik aşındırma. Sıyrık. Filmin yüzünde, sert bir cisme sürtünmekten ileri gelen ve çizik kadar derin olmayan hafif sıyrık. Aşınım. Madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Mekanik nedenlerle, epidermisin kaybı sonucu oluşan, deri ve mukozalardaki kazıntı, sıyrık veya dökülme tarzında yaralanma. bir maddenin veya yapının mekanik nedenlerle aşınması. Yıpranma. Aşınmış kısım. Abrasyon. Yenme.
Abrasion marks : Aşınma izi. Kazıntı izleri. Sürtünme çizikleri.
Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.
Abrasion proof : Aşınmaya dayanıklı.
Abrasive belt grinding : Zımparalı kayışta taşlama. Aşındırıcı kayışta taşlama.
Abrasive : Taşlama malzemesi. Rahatsız edici. Zımpara, elmas tozu gibi, sürtünme yoluyla öğüten, bileyen, temizleyen ya da parlatan özdek. Zımparalama malzemesi. Aşındıran. Yıpratıcı. Abrasif. Törpüleyici. Sinirlendirici. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır.
Abrasion testing : Aşınma test süreci.
İngilizce Brasiers Türkçe anlamı, Brasiers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Brasiers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Brazier : Maltız. Pirinç işçisi. Pirinççi.
Uplift : Katmanların içgüçlerin etkisiyle asal durumlarını yitirerek kubbe, çıkık, kıvrım vb. biçimler alması. Canlandırmak. Yukarı kaldırmak. Yukarı dikmek (göz). Yerkabuğunun bir bölümünün, deniz yüzüne göre, daha yüksek bir düzeye çıkması ya da bir kabartı yapması. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Gaza getirmek. Alttan kaldırmak. Yüceltmek. Coşturmak.
Hibachi : Odun kömürü yakan ve açık hava yemekleri için kullanılan küçük ızgara (japonya kökenli).
Heater : Bir ortamın sıcaklığını artırmaya yarayan aygıt. Ocak. Fırın. Tabanca. Soba. Kalorifer. Isıtmaç. Isıtma aygıtı. Isıtıcı.
Undergarment : İçlik. İç çamaşırı.
Bra : Sütyen. Sayıl çarpımın solunda görülen soyut yöney: < b l; öneyin ekleniği: ı b >+ = < b ı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sutyen. Arday.
Unmentionable : Lafı edilmez. Çok kötü. Sözü edilmez. Ağıza alınmaz. Söz edilmesi çirkin. Ağza alınmaz. Kelimelerle anlatılamaz. Sözedilmesi çirkin.
Braziers : Pirinççi. Pirinç işçisi. Maltız.
Shoulder strap : Kadın giysisinde askı. Omuz askısı. Omuz rütbesi. Hamail. Askı. Apolet.
Brasiers synonyms : woman's clothing, brasier, charcoal burner, bandeau, strap, barbecue, warmer.
Brasiers zıt anlamlı kelimeler, Brasiers kelime anlamı
Overgarment : Giyimin üst katı. Üst giyim. Üst giysi.

Bu kısımda Brasiers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Brasiers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Brasiers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Brasiers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.