Braying türkçesi Braying nedir

Braying ile ilgili cümleler

English: The donkey is braying.
Turkish: Eşek anırıyor.

Braying ingilizcede ne demek, Braying nerede nasıl kullanılır?

Vicar of bray : İlk iki dönemde protestan olan ancak mary'nin saltanat döneminde katolikliğe dönen geleneksel ingiliz halk şarkısı ile aynı ismi taşıyan karakter (vııı. henry, vı. edward, mary ve elizabeth'in saltanat döneminde yaşamış). Vaftiz papazı.

Bray : Anırtı. Ezmek. Kulak tırmalayıcı ses. Haykırmak. Anırmak. Anırma. Dövmek. Dövmek (havanda). Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Anırır gibi bağırmak.

Brayed : Dövmek. Haykırmak. Anırtı. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kulak tırmalayıcı ses. Anırır gibi bağırmak. Anırmak. Dövmek (havanda). Anırma. Ezmek.

Brayer : Çan dilini tutan deri kolon.

Brayers : Çan dilini tutan deri kolon.

Brays : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Dövmek (havanda). Anırmak. Anırır gibi bağırmak. Ezmek. Anırma. Anırtı. Kulak tırmalayıcı ses. Haykırmak. Dövmek.

Gelbray cattle : Abd’ den köken alan, döl verimi ve buzağı doğum ağırlığı yüksek, erken cinsel olgunluğa ulaşan, kolay buzağılayan, boğalarının kesim özellikleri iyi ve buzağıları besiye uygun, annelik özellikleri gelişmiş etçi sığır ırkı. Gelbray sığırı.

 

Chambray : Bir tür kumaş. Kumaş türü. Şambre. Patiska.

Bra : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sutyen. Arday. Sayıl çarpımın solunda görülen soyut yöney: < b l; öneyin ekleniği: ı b >+ = < b ı. Sütyen.

Brabbled : Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Ağız dalaşına girmek. Ağız kavgası yapmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Atışmak.

İngilizce Braying Türkçe anlamı, Braying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Braying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impart : Vermek. Pay vermek. Söylemek. Uygulamak. Açıklamak. Açığa vurmak. Bildirmek. Katmak.

Bray : Ezmek. Dövmek. Anırtı. Anırmak. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Haykırmak. Kulak tırmalayıcı ses. Anırır gibi bağırmak. Dövmek (havanda).

Heehaw : Anırmak. Eşek anırması. Kahkaha. Anırtı. Gürültülü kahkaha.

Brays : Anırtı. Kulak tırmalayıcı ses. Dövmek (havanda). Ezmek. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Dövmek. Anırmak. Haykırmak. Anırır gibi bağırmak.

Brayed : Kulak tırmalayıcı ses. Dövmek. Anırır gibi bağırmak. Ezmek. Dövmek (havanda). Anırtı. Haykırmak. Anırmak. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.

Alter : Hadım etmek (hayvan). Değiştirmek. Başkalaşmak. Değişim geçirmek. Değişiklik yapmak. Değişmek. Evirmek. Başkalaştırmak. Kısırlaştırmak.

Convey : Aksettirmek. Taşımak götürmek. Getirmek. Yaymak. Götürmek. Taşımak. Devretmek. İletmek. Yollamak. İblağ etmek.

Tube : Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Metro. Deney tüpü. İçlastik. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Boru. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yeraltı treni. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır.

 

Whisk : Kuyruk sallamak (at vb.). Çırpmak (yumurta vb'ni). Fırçalamak. Silmek. Yumurta çırpma aleti. Fırlamak. Süpürmek. Hızla çıkarmak. Silip temizlemek. Çırpmak.

Transmit : Bulaştırmak. Geçirmek. Yaymak. -e aktarmak. Ulaştırmak. Aktarmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yayınlamak. Göndermek. Resim ve ses imlerini televizyon almaçlarının izleyebileceği biçimde, elektromıknatıs ışımayla yaymak. bir izlenceyi televizyonla yaymak.

Braying synonyms : come, take, land, heehawing, fetch, come up, transit, heehaws, carry, modify, bring back, hee haw, heehawed, get, return, ferry, change, take back, channel, conduct, transport.

Braying zıt anlamlı kelimeler, Braying kelime anlamı

Go : Ayrılmak. İddiaya girmek. Geçmek. Haline gelmek. İşlemek. Gitme. Kaybolmak. Gitmek. Götürmek. Yok olmak.

Take away : Dışarıya çıkarmak. Almak. Ortadan kaldırmak. Alıp götürmek. Çalmak. Elinden almak (bir hakkı). Paket yaptırıp götürmek. Kaldırmak. Uzaklaştırmak. Çıkarmak.

Braying ingilizce tanımı, definition of Braying

Braying kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Blaring. Making a harsh noise.