Brazing türkçesi Brazing nedir
- Sarı kaynağı.
- Kuvvetli lehim kullanarak kaynak yapma.
- Sert lehim.
- Pirinç kaynak yapma.
- Erime noktası.
- Pirinç kaynak.
- Lehimleme.
- Pirinç kaynağı.
- Sert lehimleme.
Brazing ingilizcede ne demek, Brazing nerede nasıl kullanılır?
Brazing alloy : Sert lehim alaşımı.
Aluminium brazing alloy : Alüminyum sert lehimleme alaşımı.
Silver brazing alloy : Gümüş-pirinç alaşımı. Gümüşlü sert lehim alaşımı.
Copper brazing : Bakır sertlehimi. Bakır kaynağı.
Dip brazing : Daldırmalı sert lehimleme. Daldırma kaynağı.
Brazier : Pirinççi. Mangal. Pirinç işçisi. Maltız.
Torch brazing : Şalümo lehimi. Üfleçle lehimleme. Şalomalı sert lehimleme.
Brazil : Bakkam ağacı. İndiana eyaletinde şehir. Kızılağaç. Brezilya.
Silver brazing : Gümüşlü sert lehimleme. Gümüş sert lehimi.
Furnace brazing : Ocakta sert lehimleme. Fırınlamalı pirinç kaynağı.
İngilizce Brazing Türkçe anlamı, Brazing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Brazing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Come up : Ortaya çıkmak. Ele alınmak. Çıkmak. Sokulmak. Yükselmek. Mahkemeye çıkmak. Yaklaşmak. Olmak. Yaygın olmak. Tutulmak.
Take back : Eskiyi hatırlatmak. Geçmişe götürmek. Geri götürmek. Eskileri düşündürmek. Eskiye götürmek. Sözünü geri almak. Geri almak.
Carry : Götürmek. Yayımlamak. Geçirmek. Çekmek. Desteğini kazanmak. Kaldırmak. Başarmak. Büyülemek. İletmek. İçermek.
Conduct : Yürütmek. Elektriği iletmek. Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç. Geçirmek. Geleneklere, göreneklere, aktöreye, güzellik kurallarına ve ilkelerine göre değerlendirilen ya da yöneltilen kişi davranışı. insanı hayvandan ayırt eden bilinçli, özgür istence dayalı davranış. Kişinin özellikle ahlak bakımından gösterdiği davranım. bir kimsenin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar dolayısıyle geliştirdiği ve onu aynı durumdaki kimselere yaklaştıran davranımların tümüne verilen ad. 3-bir kimse ya da bir olay karşısında alınan durum. Yönlendirmek. Kılavuzluk etmek. Rehberlik etmek. Sevk ve idare etmek.
Change : Aktarmak. Değiş tokuş etmek. Üzerini değişmek. Değiştirmek. Takas etmek. Bozmak. Değişikliğe gitmek. Dönüşmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır.
Transmit : Bulaştırmak. -e aktarmak. Yayınlamak. Ulaştırmak. Yaymak. Göndermek. Geçirmek. Aktarmak. Resim ve ses imlerini televizyon almaçlarının izleyebileceği biçimde, elektromıknatıs ışımayla yaymak. bir izlenceyi televizyonla yaymak. Nakletmek.
Land : Karaya ayak basmak. Memleket. Toprak. Kişisel arazi. Kara. Karaya getirmek. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği, korunabilen ancak yenilenemeyen, doğal kaynakları sağlayan ortamlardan biri. Arazi. Vatan.
Melting point : Ergime noktası. Katı bir maddenin sıvı duruma geçtiği sıcaklık derecesi. Bir katının sıvılaştığı sıcaklık derecesi. Eritme noktası. Erime çekidi. Erime sıcaklığı. Katının sıvıya dönüştüğü sıcaklık. Ergime sıcaklığı. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Whisk : Çırpmak. Toz fırçası. Süpürmek. Yumurta çırpma aleti. Çekmek (bıçak). Hızla çıkarmak. Silip temizlemek. Silerek çıkarmak. Fırlatmak. Silkmek.
Melting temperature : Ayrılma ısısı. Bir çözeltideki makromoleküllerin yarısının yozlaştığı ısı. Erime sıcaklığı. Çift iplikli nükleik asit ipliklerinin birbirinden ayrılmasının gerçekleştiği ısı. Ergime sıcaklığı. Çift iplikli dna moleküllerinin tek iplikli yapıya dönüştükleri veya tek iplikli nükleik asit moleküllerinin ikincil yapılarını kaybettikleri sıcaklık derecesi. Erime ısısı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Brazing synonyms : come, braze, transport, soldering, brazes, alter, hard solder, return, thawing point, take, get, tube, ferry, transit, modify, convey, impart, braze welding, sweating, bring back, fetch, channel.
Brazing zıt anlamlı kelimeler, Brazing kelime anlamı
Go : Girişim. Koyulmak. Geçmek. İlerlemek. Götürmek. Sonuçlanmak. Söylenmek. Başlamak. Erişmek. Gayret.
Take away : Çekmek (desteği). Almak. Alıp götürmek. Kaldırmak. Elinden almak (bir hakkı). Paket yaptırıp götürmek. Uzaklaştırmak. Dışarıya çıkarmak. Çıkarmak. Çalmak.

Bu kısımda Brazing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Brazing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Brazing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Brazing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.