Breakeven türkçesi Breakeven nedir

  • Kazanç ve giderlerin eşit olduğu nokta (ticaret).
  • Başabaş.
  • Toplam maliyet ve gelirin eşitliği.
  • Kara geçiş noktası.
  • Başa baş noktası.

Breakeven ingilizcede ne demek, Breakeven nerede nasıl kullanılır?

Breakeven analysis : Dayanma çözümlemesi. Başabaş analizi. Başabaş noktası analizi. Maliyet-gelir eşitleme analizi.

Breakeven chart : Ölü nokta grafiği. Dayanma çizelgesi. Başabaş noktası grafiği.

Breake : Kırmak.

Breaker : Konkasör. Kinci. Kesici. Ezici. Kıran şey veya kimse. Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır. Dev dalga. Mancana (gemi). Kıyıya vuran büyük dalga. Devre kesici.

Breaker of chains : Zincirkıran. Bir sirkte gücüyle zincirleri kırabilen zorlu kişi.

Breaker point migration : Platin aşınması. Kesici uçlarında kıvılcım atlaması nedeniyle uç metalinin yanması, bir uçtan öbürüne taşınması. Kesici ucu aşınması.

Air breaker : Kırıcı tabanca. Havalı kırıcı.

Air circuit breaker : Havalı kesici. Havalı devre kesici.

Ball breaker : Son derece zor iş. Başkalarını hoşa gitmeyen görevleri yerine getirmeye zorlayan kimse. Talepkar kimse. Talepte bulunan kimse. Çok zor görev. Gülleli yıkıcı.

Breaker point gap : Kesici uçlar arasındaki enbüyük anma uzaklğı. Kesici aralığı. Platin boşluğu. Platin aralığı.

 

İngilizce Breakeven Türkçe anlamı, Breakeven eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breakeven ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At pair : Durağan olmayan bir özdeğin, bir belgitin, bir yabancı paranın bilinen değeri ile sataktaki geçer değerinin birbirine eşit olması.

Profit point : Gelir ve giderlerin dengeye geldiği (eşitleştiği) yer. değişken üretim etkenleri tümdeğerinde bin, ya da daha çok aynı niteliği kapsayan düşünümlerin ekonomik oldukları yer.

Neck and neck : Sıkı rekabet. At başı beraberlik. Başa baş. Omuz omuza mücadele. Yarışta at başı beraber. Müsavi. At başı beraber. Pek yakın. Kafa kafaya.

On equal terms : Eşit düzeyde. Eşit şartlarda.

Abreast : Beraber. Aynı seviyede. Yan yana. Borda yönü. Saf nizamı (kol uçuşunda). Bir hizada. Borda bordaya. Yanyana. Aynı hizada.

Tighter : Zor. Cimri. Kasılmış. Gergin. Sızdırmaz. Sıkı. Eli sıkı. Kritik. Kısa ve özlü.

Break even point : Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Başabaş nokta. Başabaş noktası. Toplam maliyet ile toplam gelirin birbirine eşitlendiği ve aşırı (normalüstü) karın olmadığı üretim düzeyi.

At par : Resmi değerinde. Başabaş değerde. Başa baş. Hisse senedinin veya tahvilin ilk çıkarıldığında üzerinde yazılı olan değerin piyasa fiyatına eşit olması. Başa baştan. Paritede. Başabaş değer. Müsavi.

Reach : Etkilemek. İsabet ettirmek. Elin erişebileceği uzaklık. Uzatıp vermek. Uzanıp vermek. İletişim sağlamak. Ermek. İdrak etmek. Erim. Kavrama gücü.

Nip and tuck : Ucu ucuna. Çok çekişmeli. Ne yapıp yapıp. Yüz gerdirme. Kafa kafaya. At başı beraber.

 

Breakeven synonyms : tightest, attain, dead heat, tight, quits, hit.

Breakeven zıt anlamlı kelimeler, Breakeven kelime anlamı

Profit : Kazanç getirmek. Tecimsel bir işlem sonucu elde olunan kazanç. girişimciye ürem, kira, genel giderler, işçilik ve benzeri ödemeler çıkarıldıktan sonra kalanı. girişimle sağlanan değer artışı. Çıkar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yararı dokunmak. İşletme karı. Kar sağlamak. İntifa etmek. Kazanmak. Doğal gelir kaynaklarından elde edilen brüt paralarla birlikte satış geliri ya da gelirden geri göndermeler, indirimler düşüldükten sonra kalan tutar.

Lose : Geri kalmak (saat). Şaşırmak. Kaybetmek. Yitirmek. Mağlup olmak. Kaçırmak. Azıtmak. Geri kalmak. Heba etmek. Mahrum etmek.