Breasts türkçesi Breasts nedir

Breasts ile ilgili cümleler

English: Did he touch your breasts?
Turkish: O senin göğüslerine dokundu mu?

English: Gynaecology is the medical practice dealing with the health of the ovaries, uterus, vagina, and breasts.
Turkish: Jinekoloji yumurtalıklar, rahim, vajina ve göğüslerin sağlığı ile ilgilenen tıbbi uygulamadır.

English: He grabbed my breasts.
Turkish: Memelerimi tuttu.

English: Among my cousins, you know, there's a girl with the most enormous breasts.
Turkish: Kuzenlerim arasında, bilirsiniz, en iri göğüsleri olan bir kız var.

English: Ali fondled Mary's breasts.
Turkish: Ali Mary'nin göğüslerini okşadı.

Breasts ingilizcede ne demek, Breasts nerede nasıl kullanılır?

Big breasts : Büyük göğüsler. Büyük memeler. Ortalamadan daha büyük olan göğüsler.

Firm breasts : Pörsümemiş gögüsler. Çökmeyen gögüsler. Sıkı gögüsler.

Large breasts : Normalden daha büyük olan göğüsler. Büyük göğüsler. Büyük göğüs kafesi.

Breaststroke : Kurbağalama yüzüş. Kurbağalama.

Breaststrokes : Kurbağalama yüzüş. Kurbağalama.

Breast feeding : Meme verme. Anne sütü ile beslenme. Emzirme.

Breast height : Göğüs yüksekliği.

Redbreasts : Kızıl gerdan. Kızılgerdan. Narbülbülü.

Breast fed : Bir bebeği meme vererek beslemek. (bebek) emzirmek. Süt emzirmek. Meme vermek. Emzirmek. Memeyle beslemek.

 

Breast feed : Emzirmek. Ana sütüyle beslemek. Memeyle beslemek. Süt emzirmek. Bir bebeği meme vererek beslemek. Meme vermek.

İngilizce Breasts Türkçe anlamı, Breasts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breasts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boobies : En kötü oyuncu. Meme. Leyleksiler (ciconiiformes) takımının, sümsükgiller (sulidae) familyasından, tüyleri is renginde, tropik denizlere yatan yaşayan bir tür. Kırmızı ayaklı sümsük kuşu. Alık. Göğüsler. Göğüs. Sümsük kuşu.

Nipples : Meme uçları. Göğüs uçları.

Paps : Lapa. Meme. Meyve püresi. Göğüsler. Personele sağlanan ayrıcalıklar.

Pectus : Göğüs.

Puppies : (köpek) yavrular. Köpek yavrusu. Göğüsler. Delikanlı. Kurt yavrusu. Züppe. Köpek yavruları. Yavru köpek.

Dugs : Göğüsler. Meme.

Exhalation : Soluk verme. Koku. Soluma. Buhar. Soluk. Gaz. Ciğerlerde kirlenen havayı ağız ya da burun yolu ile dışarı verme. Nefes verme. Nefes.

Air : Yayın. Yayına sokmak. Ortaya dökmek. Yayına girmek. Gösteriş yapmak. Fiyaka. Herkese söylemek. Genel durum. Yayınlamak. Hava.

Lungs : Akciğer. Ciğer. Göğüsler. Akciğerler.

Bubbies : Kardeş. Küçük bir erkek çocuğuna gayrıresmi hitap (argo terim). Kadın göğsü (halk ağzı). Arkadaş. Göğüsler. Meme.

Breasts synonyms : external body part, titties, halitus, thorax, milkers, chest, hooters, headlamps, bosom, boobs, knockers.

Breasts zıt anlamlı kelimeler, Breasts kelime anlamı

Male : Spermatozoonları meydana getirecek üreme sistemine sahip olan organizma. Erkek. Erkek fiş. Bay. Eril.

 

Female : Atletizm, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kız. Yavru doğuran, yumurta hücresi üreten organizma. eşeyli üremede erkeğin eşi, femina. hlk. deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller. Dişil. Sadece dişi gamet ya da yumurta meydana getiren birey ya da yavru doğuran organizma. Dişi. Bayan. Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Bayan atlet. Dişilere ilişkin.

Wideness : Bolluk. Genişlik.

Breasts antonyms : wide, narrowness, narrow.