Lungs türkçesi Lungs nedir
Lungs ile ilgili cümleler
English: Ali started yelling at the top of his lungs.
Turkish: Ali avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı.
English: My lungs hurt.
Turkish: Ciğerlerim ağrıyor.
English: The lungs are situated in the thoracic cage.
Turkish: Akciğerler göğüs kafesinde bulunur.
English: Everybody sang at the top of their lungs.
Turkish: Herkes avazı çıktığı kadar şarkı söyledi.
English: Ali screamed at the top of his lungs.
Turkish: Ali sesi çıktığı kadar çığlık attı.
Lungs ingilizcede ne demek, Lungs nerede nasıl kullanılır?
At the top of his lungs : Avazı çıktığı kadar.
Have good lungs : Güçlü bir sese sahip olmak. Yüksek sesli olmak.
Lung abscess : Akciğer apsesi. İrinli akciğer yangılarından veya akciğer damarlarındaki septik emboluslardan köken alan, etrafı sınırlı irin içeren şişlik.
Lung compliance : Akciğer kompliansı. Akciğer kompliyansı. Akciğerde, basınçtaki her birim artışa karşı akciğerlerin genişleme derecesi. akciğerde bulunan elastik lifler ve alveol içindeki sürfektan madde akciğer kompliyansını belirleyen faktörlerdir. akciğer kanserlerinde akciğer kompliyansı önemli ölçüde azalır.
Lung fluke : Uzakdoğu ülkelerinde, insan, kedi, köpek, domuz ve birçok yabanıl yırtıcılarda akciğer asalağı olarak yaşayan, çok yaygın yaprak solucan. Troglotrematidae ailesinin, paragonimus cinsinde bulunan, insan, kaplan, kedi, köpek, leopar, panter, domuz, kunduz ve sansarların akciğerlerinde yerleşen, oval, armut biçiminde, pembe-kırmızımsı renkte, genellikle akciğerlerde kistler içerisinde bazen de plöra, karaciğer, karın boşluğu veya diğer vücut kesimlerinde parazitlenen, insan ve hayvanlarda parazitik haemoptizise neden olan, konaklara yengeç, ıstakoz, kerevit gibi canlıları çiğ veya az pişmiş olarak yemek suretiyle bulaşan digenetik trematod türü, distoma westermani, d. ringeri ve d. pulmonale, paragonimus ringeri ve paragonimus westermani. Akciğer kelebeği.
Heart lung transplant : Kalp ve akciğer nakli. Kusurlu kalp ve akciğerlerin sağlıklı olanlarla değiştirilme ameliyatı.
Lung fluke disease : Paragonimus cinsi trematodların neden olduğu bronşit, bronşektazi ve tüberküloid lezyonlarıyla ayırt edilen bir enfeksiyon, akciğer distomatozisi, paragonimozis. Akciğer kelebeği hastalığı. Akciğer distomatozisi.
Heart lung machine : Kalp ve akciğer makinesi. Kalp ameliyatında kalp ve akciğer fonksiyonlarını yerine getiren cihaz.
Aqua lung : Skuba (dalma) ekipmanı. Su altı dalmalarında kullanılan nefes alma ekipmanı. Akua ciğer. Su akciğeri. Yapay solunum.
Heart lung endurance : Yorucu koşullar altında kalp ve ak ciğerlerin performansı (fiziki yeterlilik unsurlarından biri). Kalp akciğer dayanıklılığı.
İngilizce Lungs Türkçe anlamı, Lungs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lungs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Knockers : Kadın göğsü. Meme.
Hurl : Fırlatıp atmak. Fırlatmak.
Boobs : Ampul.
Air sac : Tenek kesesi. Hava kesesi. (kuş) hava kesesi. Trake kesesi. Kuşlarda vücudun çeşitli kemiklerinin içinde bulunan ve akciğere bağlı olan içi hava dolu boşluklar. birçok böceklerde trakea boruları üzerinde yer almış olan hava dolu şişkinlikler. 3.bazı böcek larvalarında hidrostatik görevi olan trakea keseleri.
Milkers : Süt ineği. Süt sağıcı.
Respiratory organ : Solunum organı. Solunum sistemine giren akciğerler, solungaçlar, kitap trakeası vb. gibi organlar. respirasyon organı.
Boobies : Kırmızı ayaklı sümsük kuşu. Leyleksiler (ciconiiformes) takımının, sümsükgiller (sulidae) familyasından, tüyleri is renginde, tropik denizlere yatan yaşayan bir tür. Meme. Aptal. En kötü oyuncu. Alık. Sümsük kuşu.
Pulmonary vein : Akciğer toplardamarı. Temiz kanı akciğerlerden kalbe taşıyan damar. Pulmoner ven.
Dart : Çıkıvermek. Fırlatmak. Atmak. Cirit. Fırlamak. Vın diye geçip gitmek. Ok gibi fırlamak. Klasik balenin yedi dans hareketinden biri olan ileriye fırlama. Sıçramak. Atılmak.
Hooters : (argo) memeler. Kadın göğüsleri (kırıcı kullanım).
Lungs synonyms : vena pulmonalis, alveolar bed, bronchial artery, lobe of the lung, lower respiratory tract, livers, liver, pulmonary, pulmo, bubbies, alveolus, headlamps, puppies, lung, thrust, hurtle, titties, nipples, paps, kidneys, riposte, pulmonic, dugs, kidney, move, air cell, breasts, jugs.
Lungs zıt anlamlı kelimeler, Lungs kelime anlamı
Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak. Kımıldamamak.

Bu kısımda Lungs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lungs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lungs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lungs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.