Boobs türkçesi Boobs nedir

Boobs ile ilgili cümleler

English: Tom, are you looking at my boobs?
Turkish: Tom, sen benim göğüslerime mi bakıyorsun?

English: Are her boobs real or fake?
Turkish: Onun göğüsleri gerçek mi yoksa sahte mi?

English: Jale has fake boobs.
Turkish: Jale'nin takma göğüsleri var.

Boobs ingilizcede ne demek, Boobs nerede nasıl kullanılır?

Boob tube : Tv. Televizyon. Aptal kutusu. Askısız dar bluz. Sınalgı.

Boob : Ahmak. Aptalca hata yapmak. Gaf. Göğüs. Aptalca hata. Enayi. Avanak. Gaf yapmak. Çuvallamak. Dangalak.

Boobies : Göğüsler. Aptal. Memeler. Meme. Sümsük kuşu. Leyleksiler (ciconiiformes) takımının, sümsükgiller (sulidae) familyasından, tüyleri is renginde, tropik denizlere yatan yaşayan bir tür. En kötü oyuncu. Alık. Göğüs.

Booboo : Yanlış. Hata. Ufak yaralanma veya sıyrık (çocuklar tarafından kullanılır). (argo) hata.

Booboos : Yanlış. Ufak yaralanma veya sıyrık (çocuklar tarafından kullanılır). (argo) hata. Hata.

Booby : Salak. Şavalak. Ahmak. Göğüs. Enayi. Sersem. Aptal. En kötü oyuncu. Bir tür deniz kuşu. Sümsük kuşu.

Booby hatch : Tımarhane. Sürme kaporta. Akıl hastanesi.

Peek a boo : Peek-a-boo. Ce-ee. Görünüm kartlarına bilginin işlenmesi için bir tür delik açma yöntemi. Bir çocuk oyunu.

 

Gannets and boobies : Sümsük kuşugiller. Kuşlar (aves) sınıfının, kürek ayaklılar (pelecaniformes) takımının, kanatları ve kuyrukları çok uzun, gagaları uzun ve kuvvetli olan, deniz hayvanlarıyla beslenen, sümsük kuşu (sula bassana) ve kırmızı ayaklı sümsük kuşu (s.piscator) türleri iyi bilinen deniz kuşları familyası. ganetgiller.

Not say boo to a goose : Tavuğa kışt bile diyememek.

İngilizce Boobs Türkçe anlamı, Boobs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boobs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Knocker : Batakçı. Kapı tokmağı. Tokmak. Far. Uyarı çanı. Eleştiren kimse. Çan. Dövücü.

Pinhead : İğne başı. Toplu iğne başı. Beyinsiz. Topluiğne başı. Küçük ve önemsiz şey. Kuş beyinli. Küçük kafalı. Mankafa.

Ampoule : Küçük tüp. Ufak ilaç şişesi. Küçük kap (camdan yapılmış). Küçük ilaç şişesi.

Adult female body : Erişkin kadın vücudu.

Areola : Küçük alan, küçük yer. Çok küçük alan. Meme ucunu çevreleyen koyu şerit. Bitki hücresi. Ayla. Areol. Meme başı çevresi. Areola. Meme başının çevresi.

Dummy : Şat. Diş kaşıma halkası. Taklit şey. Kimi kitaplıklarda raftan alınan bir kitabın yerine konmak üzere kullanılan kitap benzeri nesne. kimi kitaplıklarda ödünç verilen kitabın yerine konan sağlam mukavva. Trafik ışıkları. Manken. Vücut çalımı. Yapma şey. Hayali oyuncu (iskambil). Sahte şey.

 

Bulb : Bulbus. Ölçü cihazları için cam boru. Işıtaç. Hissedici. Havası boşaltılmış cam şişe içinde elektrik akımı ile akkor duruma gelerek ışık veren aygıt. tiyatro ışıldaklarında bunların çeşitli amaçlara yönelik olanları vardır. Ampul şeklindeki herhangi bir yapı. erkek üretrasının bir kısmı. Lamba. Soğan. Elektrik lambası.

Breast : Yürek. Sine. Meme. Göğüslemek. Göğüs germek. Koyun. Göğüs. İç. Gönül.

Boobs synonyms : woman's body, ring of color, lactiferous duct, glass bulb, breasts, incandescent lamp, dugs, dumbbell, titties, hooters, lamps, knockers, titty, milkers, simple, lungs, bubbies, bulbs, mammary gland, ampoules, paps, ampulla, mamma, tit, jugs, bosom, lamp, nipples, boob, puppies, ampules, light bulb, headlamps.

Boobs zıt anlamlı kelimeler, Boobs kelime anlamı

Keep : İç kale. Kayıt tutmak. İlerlemek. İşletmek (otel vb). Tutmak. Yiyecek. Bakım. Yerine getirmek. Yönelmek. Kalmak.