Breathable türkçesi Breathable nedir

  • Solunabilir.
  • Havadar.
  • Nefes almaya elverişli.
  • Nefes alınabilir.

Breathable ingilizcede ne demek, Breathable nerede nasıl kullanılır?

Breathableness : Solunabilirlik.

Breathalyse : Alkol muayenesinden geçirmek. Sürücüye alkol muayenesi yapma. Sürücüye alkol muayenesi yapmak. Sarhoş olup olmadığını belirlemek üzere sürücünün nefesini alkolmetre ile teste tabi tutmak (breathalyze olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) alkol muayenesinden geçirmek.

Breathalysed : Sarhoş olup olmadığını belirlemek üzere sürücünün nefesini alkolmetre ile teste tabi tutmak (breathalyze olarak da yazılır). Alkol muayenesinden geçirmek. Sürücüye alkol muayenesi yapmak. Sürücüye alkol muayenesi yapma. (britanya ingilizcesi) alkol muayenesinden geçirmek.

Breathalyser : Alkolölçer. Nefesteki alkol oranını ölçen aygıt. Alkol ölçer. Alkolmetre. Solukta alkol oranı ölçeri. Alkol muayenesi yapmakta kullanılan aygıt.

Breathalysers : Alkolölçer. Alkolmetre. Nefesteki alkol oranını ölçen aygıt. Alkol ölçer. Alkol muayenesi yapmakta kullanılan aygıt. Solukta alkol oranı ölçeri.

Breath test : Alkol testi. Alkol muayenesi.

Breath sound : Solunum sesi.

Breath of fresh air : Yeni ve tazeleyici şey. Güzel kokan ve temiz hava. Taze bir nefes.

Breath of life : Enerji. Yaşama nedeni. Yaşama enerjisi. Yaşamın ekmeği-suyu. Yaşamın nedeni.

 

Breath control : Doğru ve güzel konuşmak için gerekli olan denetim. sahne konuşmasındaki kusurun çoğu yanlış ve kötü soluk almadan ileri gelir. doğru soluk alıp verme ve soluk denetimi için özel alıştırmalar vardır. Nefes kontrolü. Soluk denetimi.

İngilizce Breathable Türkçe anlamı, Breathable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breathable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accessible : Etkilenebilir. Engelsiz. Kandırılabilir. Ulaşılabilir. Bulunur. Erişilebilir. Girilebilir. Kolaylıkla görüşülebilen. Görüşülebilen.

Aired : Söylemek. Açılmak. Havalandırılmış. Güneşe sermek. Kurutmak. Ortaya dökmek. Havalandırmak.

Airy : Hafif. Boş. Çevik. Havai. Hava gibi hafif. İşe yaramaz. Hayali. Gevşek. Havalı. Kendine bir hava veren.

Airiest : Çalım satan. Hayali. Hava gibi hafif. Kendine bir hava veren. Havai. Havalı. Çevik. Hafif. Neşeli.

Breezy : Umursamaz. Şen. Havalı. Canlı. Şen şakrak. Hareketli. Esintili. Rüzgarlı. Teklifsiz.

Aerobic : Havada yaşayan. Oksijenli. Oksijen varlığında meydana gelen veya oksijen gerektiren. Aerob ile ilgili. Oksijenle ilgili. Aerobik. Oksijen kullanarak yaşayan. Aerob.

Etherial : İnce. Havalı. Havai. Ruhani. Çok ince. Göksel. Kavranması zor. Elle tutulmaz. Nazik. Göklerle ilgili.

Spacious : Ferah. Açıklıklı. Engin. Bol. Vasi. Bol bol. Açık. Geniş.

Respirable : Teneffüs edilebilen. Teneffüs edilebilir. Respirabl. Solunum için uygun.

Article : Artikel. Çırak olarak vermek. Şey. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Ayrıç. Yazıl. Başçık. Bir ölçüm sürekliliğinin çeşitli konumlarını dile getiren ve bir ölçme aracını oluşturan tutum yüklü tümce, anlatım ya da deyiş. Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri. Fıkra.

 

Breathable synonyms : breezier, approachable, breeziest, airier.

Breathable zıt anlamlı kelimeler, Breathable kelime anlamı

Inaccessible : Ulaşılmaz. Erişilemez. Yaklaşılamaz. Yanına varılmaz. Erişilmez. Ulaşılamaz.

Unbreakableness : Kırılamaz olma durumu. Kırılamazlık. Kırılgan olmama vasfı.

Unbreakable : Kırılmaz. Bozulamaz. İşlenemez (toprak). Ehlileşmez.

Breathable ingilizce tanımı, definition of Breathable

Breathable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Such as can be breathed.