Breezier türkçesi Breezier nedir
- Meltemli.
- Havadar.
- Umursamaz.
- Neşeli.
- Şen.
- Cıvıl cıvıl.
- Teklifsiz.
- Canlı.
- Hareketli.
- Rüzgarlı.
- Havalı.
- Esintili.
Breezier ingilizcede ne demek, Breezier nerede nasıl kullanılır?
Breeziest : Rüzgarlı. Hareketli. Havadar. Cıvıl cıvıl. Esintili. Canlı. Meltemli. Şen. Havalı. Umursamaz.
Breezily : Canlı bir şekilde. Lakayıt bir şekilde. Neşeli. Düşüncesizce. Umursamaz bir şekilde. Uluorta. Canlı bir biçimde. Hızlı. Rüzgarlı bir şekilde.
Breeziness : Çabukluk. Neşelilik. Gevezelik. Canlılık.
Breezing : Coşarak gitmek. Dalıvermek. Pota tabanına toz serpme.
Breeze : Çocuk oyuncağı. Coşarak gitmek. Meltem. Püfür püfür esmek. Yel. Dalıvermek. Hafif esişli rüzgarlar için de kullanılmakla birlikte, daha çok günlük çevrimsel rüzgarlara verilen ad. Esinti. Hafif rüzgar.
Fan the breezes : Çene çalmak. Havadan sudan konuşmak. Laflamak. Laklak etmek. Dedikodu yapmak. Çene yarıştırmak.
Breezes : Dalıvermek. Coşarak gitmek.
Coke breeze : Kok mıcırı. Kok tozu. Kok gazı.
Breezeway : Örtülü geçit. Binalar arasında örtülü geçit.
Breeze block : (ingiliz ingilizcesi) cüruftan yapılan tuğla. Beton tuğla. Cüruf briketi.
İngilizce Breezier Türkçe anlamı, Breezier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Breezier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Insensible : Farkında olmayan. İlgisiz. Bilgisiz. Bilinçsiz. Duyarsız. Baygın. Hissedilemeyecek kadar ufak. İnsafsızca. Hissizlik.
Dashier : Son moda. Daha gösterişlisi. Modaya uygun. Dikkat çekici. Fiyakalı. Şık. Göz alıcı. Gösterişli.
Clinical : Soğukkanlı. Tarafsız. İlgisiz. Hasta başında yapılan. Klinik. Kliniğe, hastaya ait olan. Klinikle ilgili. Soğuk. Klinikal.
As chirpy as a cricket : Şen şakrak.
Bio : Hayat. Yaşamla ve canlı şeylerle ilgili. Öz (yunanca). Diri. Biyo. Yaşam. Biyografi. Öz.
Attractive : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Cazip. Çekici. Cazibeli. Alımlı. Alımlı çalımlı. Güzel. Hoş. İlgi çekici.
Aired : Açılmak. Ortaya dökmek. Güneşe sermek. Kurutmak. Havalandırmak. Söylemek. Havalandırılmış.
Eupeptic : Sindirimi kolaylaştırıcı. Kolay hazmedilir. Kolay hazmettiren. Öpeptik. Hazmettirici.
Bleak : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 12 cm kadar uzunlukta, pullarını örten gümüşlü bir pigmentin yapay inci olarak kullanıldığı, avrupa ve anadolu ırmaklarında yaşayan bir balık türü. akbalık. Tatlı su sardalyesi. Kasvetli. Soğuk. Rüzgar alan. Sevimsiz. Umutsuz. Kara. İnci balığı. Kötü.
Breezier synonyms : stock raiser, light air, stock breeder, chirpier, bleaks, gustful, airier, beany, puffier, cheeriest, blasty, unbuttoned, aerobic, breezily, dashing, beatifical, airiest, bleaker, dashy, light breeze, breezy, cheerier, flashier, alive and well, anfractuous, flamboyant, fresh breeze, informal, blowiest, folksier, current of air, blithe, brisked.
Breezier zıt anlamlı kelimeler, Breezier kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.

Bu kısımda Breezier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Breezier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Breezier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Breezier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.