Breezes türkçesi Breezes nedir
- Dalıvermek.
- Coşarak gitmek.
Breezes ingilizcede ne demek, Breezes nerede nasıl kullanılır?
Fan the breezes : Çene çalmak. Dedikodu yapmak. Havadan sudan konuşmak. Laklak etmek. Laflamak. Çene yarıştırmak.
Breeze block : (ingiliz ingilizcesi) cüruftan yapılan tuğla. Beton tuğla. Cüruf briketi.
Breeze in : Memnun olmak. Neşeli olmak. Mutlu olmak.
Coke breeze : Kok tozu. Kok gazı. Kok mıcırı.
Fresh breeze : Frişka. Şiddetli rüzgar. Oldukça kuvvetli rüzgar. Frışka. Sert briz.
Gentle breeze : Ilımlı rüzgar. Hafif rüzgar. Hafif meltem. Zayıf briz. Yumuşak meltem.
Glacier breeze : Soğuk meltem. Buzul meltemi.
Land breeze : Kara meltemi. Karadan esen rüzgar. Karadan denize doğru esen rüzgar. Karadan esen hafif rüzgar. Kara yönünden denize doğru esen rüzgar. Kara yeli. Karadan denize esen günlük çevrimsel rüzgar, bk. meltem. Karadan denize veya açık sulara doğru esen kara meltemi.
Offshore breeze : Karadan denize veya açık sulara doğru esen hafif rüzgar. Kara meltemi.
Light breeze : Hafif rüzgar. Hafif meltem.
İngilizce Breezes Türkçe anlamı, Breezes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Breezes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Breezing : Pota tabanına toz serpme.
Settle on : Uzlaşmak. Karar vermek. Azmetmek. Uzlaşmaya varmak.
Sea breeze : Denizden karaya esen günlük çevrimsel rüzgar. bkz, meltem. Deniz meltemi. İmbat. Denizden esen rüzgar. Deniz esintisi. Denizden karaya esen yel.
Wind : Sarmak. Kıvırmak. Hava cıva. Soluklandırmak. Zemberekli alıcılarda, motoru çalıştıran zembereği kurulu duruma geçirmek üzere kolu ya da anahtarı çevirmek. Açmak (yol). Çevirmek. Döndürmek. Sarılmak. Bükülmek.
Breezed : Meltem. Hafif rüzgar. Esinti. Çocuk oyuncağı. Yel. Püfür püfür esmek. Rüzgar gibi gelmek.
Gentle wind : Mutedil rüzgar.
Air : Oylumca % 78 azot, % 21 oksijen, % 0.94 soy gazlarla karbon dioksit vb. gazlardan oluşmuş, yeryuvarı çevreleyen ve içinde canlıların yaşayabileceği gaz karışımı. Eda. Yayına girmek. Herkese söylemek. Caka satmak. Melodi. Fiyaka. Bir opera yapıtında ya da oratoryoda ezgi. Soluduğumuz hava. Gösteriş yapmak.
Pouncing : Pençe (kuş). Aniden saldırmak. Üstüne atılmak. Atılmak. Saldırmak. Saldırış. Üzerine atılıp avlamak. Toz serperek kurutmak. Pençe.
Breath : Ağızdan çıkan buhar. Soluk. An. Hafif rüzgar. Fısıltı. Nefes. Dem. Esinti.
Pounced : Saldırmak. Toz serperek kurutmak. Pençe. Aniden saldırmak. Üstüne atılmak. Saldırış. Üzerine atılıp avlamak. Pençe (kuş). Atılmak.
Breezes synonyms : light air, breeze, pounce, stand still, fresh breeze, current of air, pounces, stop dead, air current, fixate, gentle breeze, light breeze, strong breeze, zephyr, moderate breeze.
Breezes zıt anlamlı kelimeler, Breezes kelime anlamı
Move : Oynamak. Kıpırdatmak. Kıpırdanmak. Taşınmak. Hareket. Kımıldatmak. İlerlemek. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır.
Boil : Fokurdatmak. Kısaltmak. Pişirmek. Haşlamak. Kaynama. Haşlanmak. Kaynamak. Çıban. Fokurdamak. Galeyana gelmek.

Bu kısımda Breezes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Breezes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Breezes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Breezes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.