Brindles türkçesi Brindles nedir

Brindles ingilizcede ne demek, Brindles nerede nasıl kullanılır?

Brindle : Benekli. Kahverengi. Gri. Kahve renkli olan. Çizgili. Kahve renkli. Çizgili renk. Benekli veya çizgili hayvan.

Brindled : Çizgili. Kahve rengi. Benekli. Kahve renkli.

Brine : Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Salamura. Deniz suyu. Tuzlu su. Balık, et, peynir, sebze, asma yaprağı gibi çeşitli yiyeceklerin bozulmaması ve muhafaza sürelerinin uzatılması için tuzlu suda tutulması işlemi. Turşu suyu. Salamura suyu. Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su. tuzlu su içinde tutulmuş yiyecek. Okyanus. Deniz.

Brine cooling : Tuzlu suda soğutma.

Brine pit : Tuzlu su havuzu.

Brinell hardness : Bilye deneyi. Brinell katılığı. Test brinell sertlik deneyi. Brinell sertliği.

Brine quenching : Tuzlu suda su verme. Tuzlu suda suverme.

Brinell hardness test : Brinell sertlik deneyi. Brinell sertlik testi.

Brined cheese : Beyaz peynir. Salamura peynir.

Brined tulum cheese : Salamuralı tulum peyniri. Çoğunlukla ege bölgesinde teneke kaplar içerisine salamuralı olarak hazırlanan tulum peyniri.

İngilizce Brindles Türkçe anlamı, Brindles eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Brindles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calicos : Amerikan. Patiska. Pamuklu bez. Basma. Değişik. Patiskadan yapılmış. Karışık. Basmadan yapılmış. Pamuklu.

Grayest : Beyazlamak. Kırlaştırmak. Külrengi. Silikleştirmek. Aklar düşmek. Boz. Ağartmak. Kır. Kapalı.

Furrowy : Katlı. Oluklu. Sapa izleriyle dolu. Buruşuk.

Dashed : Fırlayan. Altüst olmuş. Çizgi biçimi. Kesikli. Berbat bir şekilde. Kahreden. Alt üst olmuş. Kahredici. Berbat.

Brownest : Kahverengileşmek. Esmerleşmek. Kızartmak. Karamak. Karartmak. Kızarmak. Usanmak. Esmerleştirmek. Kararmak.

Tabby : Tekir kedi. Harç. Tekir. Harelendirmek. Geçkin kız. Kız kurusu. Çizgili kumaş. Acuze.

Dottier : Noktalı. Kaçık. Daha çılgın. Aptal. Sapık.

Barred : Çubuklu. Demirlenmiş. Yollu. Demirli. Yasaklanmış. Men edilmiş. Parmaklıklı. Demir parmaklıklı. Parmaklıkla kapalı.

Noseband : Burunluk. Yuların atın burnu üzerinden geçen kısmı. Hayvan burnun üstünde duran koşum takımı veya yular parçası.

Grays : İngiltere'de yerleşim yeri.

Brindles synonyms : cheekpiece, brinded, browner, dapple, headgear, fasciated, brownness, grizzles, grayer, dotted, grizzle, linier, brown, calico, dotty, harness, rein, ruled, banded, lined, dappled, dottiest, calicoed, grayish, greyer, greyest, patterned, brindle, headstall, crossed, chine, brindled, drab.

Brindles zıt anlamlı kelimeler, Brindles kelime anlamı

Plain : Süssüz. Sadelik. (sürekli) şikayet etmek. Sade. Düz. Açıklık. Vuzuh. Yalın. Ova.

Unbridle : Gemini çıkarmak. Dizginini çıkarmak.