Bring back türkçesi Bring back nedir

  • Yaşama döndürmek.
  • Geri götürmek.
  • Geri dönmek.
  • Akla getirmek.
  • Geriye dönmek.
  • Geri gelmek.
  • Eski konumuna geri gelmek.
  • Hayata döndürmek.
  • Eski konumuna geri dönmek.
  • Geri getirmek.
  • Hatırlatmak.

Bring back ile ilgili cümleler

English: I will bring back a lot of food.
Turkish: Bir sürü yiyecek geri getireceğim.

English: The dog can bring back a stick.
Turkish: Köpek bir sopayı geri getirebilir.

English: When will you bring back my umbrella?
Turkish: Şemsiyemi ne zaman geri getireceksin?

English: Can S. Jobs bring back the magic to Disney?
Turkish: S.Jobs Disney'e büyüyü geri getirebilir mi?

English: Please bring back the tape tomorrow.
Turkish: Lütfen kasedi yarın geri getir.

Bring back ingilizcede ne demek, Bring back nerede nasıl kullanılır?

Bring : İkna etmek. Kandırmak. Sebebiyet vermek. Belirtmek. Vermek (ceza). Neden olmak. Ayıltmak. Doğurmak. Razı etmek. Kazandırmak.

Back : Art. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Geçmişe. Arkalık. Alt tahta. Geçmişte. Ciro etmek. Önce. Savunucu. Arka çıkmak.

Bring back to life : Hayata döndürmek.

Bring into the world : Doğurmak. Dünyaya getirmek. Babası olmak. Üretmek. Yaratmak.

Bring a lawsuit : Dava açmak. Mahkeme açmak.

Bring a unit up to strength : Bir grubun mevcudunu tamamlamak.

 

İngilizce Bring back Türkçe anlamı, Bring back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bring back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Regains : Tekrar kavuşmak. Yeniden elde etmek. Tekrar ele geçirmek. Kavuşmak. Geri kazanmak. Yeniden kazanmak. Geri kazandırmak.

Suggesting : Önermek. İzlenimini uyandırmak. Fikir vermek. Öne sürmek. Teklif etmek. Aşılamak. Telkin etmek. İma etmek. Tavsiye etmek.

Allude : Çekicilik. Anmak. İham vurmak. Cezbetmek. Esaslanmak. Kaydetmek. Dokundurmak. İstinat etmek. Cazibe. İsnat etmek.

Bring to : Geminin başını rüzgara çevirmek. Gemiyi orsa alabanda etmek. Ayıltmak. Kendinden geçmiş bilinçsiz bir insanı kendine getirmek.

Revived : Tekrar yayınlamak. Hayata dönmek. Ayılmak. Dirilmek. İhya etmek. Yeniden oluşturmak. Diriltmek. Tasfiye etmek (metalurji terimi). Yeniden sahnelemek. Uyanmak (duygu).

Resuscitate : Hayata dönmek. Yeniden canlandırmak. Dirilmek. Diriltmek. Ayıltmak. Bilinci açılmak. Canlandırmak. Hortlatmak. Yeniden ortaya çıkarmak.

Connotes : Demeye gelmek. Göstermek. Ayrıca bir anlam taşımak. İfade etmek. Anlamına gelmek. Demek istemek. Delalet etmek.

Recoil : İrkilme. Tepki. Geri tepme. Seğirdim. İrkilmek. Geri tepmek (silah). Geri çekilme. Geri tepmek. Ürkme.

Recoils : Geri tepmek. İrkilme. Geri tepme. Tepki. Geri çekilme. Geri çekilmek. Ürkme. İrkilmek. Seğirdim.

Go back : Geriye git. Geri git. Gerilemek. Gerisin geriye gitmek. Dönmek. (belirli bir zamana) geri dönmek. Geri gitmek. Geri dön.

Bring back synonyms : resuscitates, suggest, call upon, come back, recoiling, evoke, resurrect, recoiled, echo, reinstate, call up, bring around, regaining, turn around, backtracks, cut back, bring round, bring back to life, returned, be back, bestow hand on somebody, conjure up, revivified, associate with, connote, about turn, turn about, backtracked, put back, taken back, turning about, fetch up, reinstates.