Broken glass türkçesi Broken glass nedir

Broken glass ile ilgili cümleler

English: Ali picked up the broken glass.
Turkish: Ali kırık camları topladı.

English: There was broken glass all over the floor.
Turkish: Zeminde her yerde kırık cam vardı.

English: There was broken glass everywhere.
Turkish: Her yerde kırık cam vardı.

English: Ali cut himself on some broken glass.
Turkish: Ali kırılmış bazı camların üstünde kendini kesti.

English: Ali knelt down and picked up the pieces of the broken glass.
Turkish: Ali diz çöktü ve kırık cam parçalarını aldı.

Broken glass ingilizcede ne demek, Broken glass nerede nasıl kullanılır?

Broken : Kesik. İhlal edilmiş. Uyulmamış. Tutulmamış. Kolu kanadı kırık. Çiğnenmiş. Bozulmuş. Yıkılmış. Taşlı. Kırık.

Glass : Mercek. Cam takmak. Cam eşya. Cam. Cam ile donatmak. Cam gibi yapmak. Ayna. Cam kavanoza koymak. Camlamak. Büyüteç.

Broken account : Kapatılmış hesap. Kesilen hesap. Kesilen sayışım. İşlemlerin bir başka sayışıma alınması nedeniyle eski sayışımın arıtılması ya da kapatılması.

Broken bone : Fena benzetmek. Dövmek. Kıçını tekmelemek. Kemiklerini kırmak. Vurmak. Kırılan kemik.

Broken bread : Yemeğini paylaşmak. Ekmeğin bölmek. Ekmeğini bölüşmek. Biriyle yiyeceğini paylaşmak.

 

Broken down : İşi bitmiş. Yıkık. Düşkün. Bozuk. Yıkılmış. Bitkin. Çürük. Bozulmuş. Çökmüş. Çökük.

İngilizce Broken glass Türkçe anlamı, Broken glass eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broken glass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cullet : Eritilecek cam parçaları. Hurda cam. Cam kırığı. Cam kırıntıları.

Cullets : Cam kırığı. Hurda cam.