Bruits türkçesi Bruits nedir

  • Şayialar çıkarmak.
  • Bruit.
  • Üfürüm.
  • Etrafa yaymak.

Bruits ingilizcede ne demek, Bruits nerede nasıl kullanılır?

Bruit about : Yaymak (söylenti). Çıkarmak.

Bruit : Şayialar çıkarmak. Etrafa yaymak. Üfürüm. Haber yaymak.

Bruited : Bruit. Etrafa yaymak. Şayialar çıkarmak. Üfürüm.

Bruiting : Üfürüm. Etrafa yaymak. Bruit. Şayialar çıkarmak.

Bruin : Ayı. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Boz ayı.

Bruised sole : Ökçelerin alt kısmında koryum paryetis (canlı tırnağın ön ve yan kısımları) ve koryum zoleanın (canlı tırnağın taban kısmı) kontüzyonundan ileri gelen hemorajik yangı, blem. Ökçe eziği.

I have a bruise : Çürük oldu.

Bruised : Bereli. Çürük (yara vb). Çürüklü. İncik. Çürümüş.

Atlanta bruins : Atlanta bozayıları. Atlanta (georgia) şehrinin amerikan beyzbol takımı.

Bruising : Vurmak. Dövmek. Berelenmek. Berelemek. Yaralanmak. Zedelemek. Yaralamak. Hırpalamak.

İngilizce Bruits Türkçe anlamı, Bruits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bruits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Schizocarp : Şizokarp. Sinkarp ovaryumdan meydana gelen ve olgunlukta karpellerin birleşme yerinden yarılarak her biri tek tohumlu merikarplara ayrılan kuru meyve.yarılan meyve.

 

False fruit : Yalancı meyve. Meyve oluşumuna karpellerin dışında, meyve sapı, reseptakulum, çiçek tüpü gibi yapıların katılmasıyla meydana gelen meyveler. örnek: elma.

Hip : İçini sıkmak. Kuşburnu. Çatı dış açısı. Modern. Kalça. Kaba et. İç sıkıntısı. Farkında olan. Kuruntu.

Acorn : Pelit. Palamut. Meşe palamudu.

Aggregate fruit : Agregat meyve. Çok pistilli ve apokarp ovaryumlu bir çiçekten meydana gelen meyve. bu tip meyvelerde her pistil ayrı bir meyve meydana getirir ve bu meyveler bir topluluk oluştururlar. örnek: çilek, böğürtlen.

Souffle : Sufle. Hırıltı (medikal tıp terimi).

Murmur : Söylenme. Uğuldamak. Dinleme sırasında işitilen ve kalp faaliyetleriyle ilişkili bulunan kalp seslerinin tümü. ses karakteri dikkate alınmaksızın kalp sesleri veya yan sesler. Kendi kendine söylenmek. Mırıltı. Homurdanmak. Söylenmek. Mırıldanma.

Gourd : Asmakabağı. Su kabı (sukabağından yapılmış). Sukabağı. Su kabağı. Sukabağı testisi. Asma kabağı. Kabak. Kabakgiller (cucurbitaceae) familyasından, beyaz çiçekli, meyvelerinin sap kısmı dar, uç kısmı küremsi olan, tek yıllık, otsu, sarılıcı bitkiler.

Wound : Cerh etmek. Vurmak. Yaralamak. Kalbini kırmak. Sarılı (bobin). Yaralanma. Yara. İncitmek. Bere. Yumuşak dokuları oluşturan ögelerin kesici, yaralayıcı veya bunlara benzer araç veya gereçlerle birbirinden ayrılması. ateşli silah yarası, ısırık yarası, septik ve aseptik yara gibi değişik yara tipleri vardır.

Bruits synonyms : buffalo nut, edible fruit, hagberry, prairie gourd, wild cherry, rosehip, quandong, rowanberry, marasca, yellow berry, multiple fruit, reproductive structure, buckthorn berry, blue fig, juniper berry, may apple, elk nut, accessory fruit, oil nut, bruited, berry, seed, crush, fruitlet, pyxis, rose hip, olive, injure, contuse, chokecherry, pyxidium, drupe, syncarp.

 

Bruits zıt anlamlı kelimeler, Bruits kelime anlamı

Humane : Yufka yürekli. Sevecen. Beşeri. İyiliksever. Uygar. İnsani. İnsancıl. Merhametli. İnsancı. İnsanlığa yakışan.

Tasteless : Kabak. Uygunsuzluk. Lezzetsiz. Yavan (yemek). Tadı tuzu yok. Yavan. Zevksiz. Tatsız. Midesiz. Tat alma yeteneği olmayan.