Bruting türkçesi Bruting nedir

Bruting ingilizcede ne demek, Bruting nerede nasıl kullanılır?

Brutish : Cinsel. Hayvanlaşmış. Kaba. Yabani. Hayvanca. Pek kaba. Hayvan gibi. Bedensel. Hayvanlara yakışır. Hayvani.

Brutishly : Hayvan gibi. Kaba bir tarzda. Vahşice. Aşırı. Hayvanca. Hoyratça.

Brutishness : Hayvanlık. Vahşilik. Kabalık. Uygarlıktan yoksun olma. Yabanilik.

Brut : Sek. Az miktarda alkolle karıştırılmış şampanya.

Brutal : Gaddar. Vahşi. Şiddetli. Hayvanca. Yabani. Yontulmamış. Zalim. Acımasız. Sert. Kaba.

Brutalities : Canavarlık. Vahşilik. Gaddarlık. Barbarlık.

Brutalisation : Kötü davranış. Kötü davranılma durumu (ayrıca brutalization). Hayvanlaştırma. Acımasızlaşma. Canavarlaştırma veya insanlıktan çıkarma süreci. Zalimlik. Brutalizasyon.

Brutalise : İnsanlıktan çıkmaya veya zalim olmasına neden olmak. Kötü davranmak (ayrıca brutalize). Gaddarca davranmak. Gaddarlaştırmak. Zalimce davranmak. Merhametsizce davranmak. Vahşileştirmek. Zalim olmak. İnsanlıktan çıkarmak.

Brutalitarian style : Hoyratçıl üslup. Sert roman türünde kullanılan, gerçeği olduğu gibi, hiç yumuşatmadan anlatan çiğ ve hoyratça üslup.

Brutalism : Vahşilik. Brütalizm. Gaddarlık.

İngilizce Bruting Türkçe anlamı, Bruting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bruting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Return : Dönmek. Getiri. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların parasal değerleri. krş. gelir. Topun kurallara uygun olarak karşı alana aktarılması. Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Yanıtlamak. Geri çevirmek. Hasılat. Dönüş. Tenis, bilgisayar, iktisat, masa tenisi, tiyatro alanlarında kullanılır.

Carry : Başarmak. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. Bulaştırmak. Onaylamak. Satışa sunmak. Taşıyıcılık yapmak. Ulaşmak. Ağırlığını çekmek. Kabul edilmek.

Land : Vatan. Karaya getirmek. Karaya çıkmak. Elde etmek. Aynı türden toprak parçası. Çakmak. Kişisel arazi. Kara. İniş yapmak. Karaya indirmek.

Whisk : Fırçalamak. Yumurta çırpma aleti. Çırpmak (yumurta vb'ni). Apar topar götürmek. Sallamak. Çekmek (bıçak). Kuyruk sallamak (at vb.). Çırpmak. Fırlatmak. Silerek çıkarmak.

Transit : Aktarma (bir yerden başka bir yere). Geçme. Yıldızın burçlar kuşağından geçmesi. Transit geçiş. Eğlemsiz bir geçişle bir ülkeden diğerine gönderilen tecimsel mal ya da başka nesneler, özdekler. Düzgeçiş. Geçmek. Taşıma. Transit geçmek.

Neats : Halis. Zevkli. Muntazam. İntizamlı. Toplu. Tertipli. Sade. Temiz giyimli. Düzenli.

Transmit : Bulaştırmak. Yaymak. Aktarmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim ve ses imlerini televizyon almaçlarının izleyebileceği biçimde, elektromıknatıs ışımayla yaymak. bir izlenceyi televizyonla yaymak. Yaymak (radyo dalgaları veya telgraf sinyalleri vb'ni). Yayınlamak. Nakletmek. Göndermek. Geçirmek.

 

Convey : İletmek. İblağ etmek. Açığa çıkarmak. (bilgi) aktarmak. Nakletmek. İfade etmek. Devretmek. Aksettirmek. Bildirmek. Taşımak.

Straighter : Daha düz. Dümdüz. Dosdoğru. Dürüst. Orijinal(piyes). Karşı cinse ilgi duyan. Düzgün. Direkt. Katışıksız. Doğru.

Modify : Tamlamak. Değişmek. Hafifletmek. Değişiklik yapmak. Tadil etmek. Nitelemek. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Azaltmak. Değiştirme.

Bruting synonyms : come, ferry, alter, conduct, sec, fetch, channel, neat, bring back, dry, transport, come up, impart, neater, take, brut, tube, take back, sharpest, neatest, change, get, straightest.

Bruting zıt anlamlı kelimeler, Bruting kelime anlamı

Go : Kaybolmak. Yapılmak. Olmak. Haline gelmek. Girmek. Gitmek. Yok olmak. Sonuçlanmak. Başlamak. Yayılmak.

Take away : Çıkarmak. Dışarıya çıkarmak. Götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Ortadan kaldırmak. Almak. Paket yaptırıp götürmek. Çekmek (desteği). Çalmak. Uzaklaştırmak.