Buffer stock financing facility türkçesi Buffer stock financing facility nedir
- Uluslararası para fonuna üye birincil mal dışsatımcısı az gelişmiş ülkelerin tampon stok programına katılmalarını sağlamak amacıyla, üye ülkelerin kotaları çerçevesinde yaptıkları katkılarla 1969 yılında uluslararası para fonu bünyesinde oluşturulan fondan üyelerin kotalarının en fazla yüzde ellisi kadar yararlanabildiği kredi mekanizması.
- Tampon stok finansman hesabı.
- Tampon stok finansman kolaylığı.
- İktisat alanında kullanılır.
Buffer stock financing facility ingilizcede ne demek, Buffer stock financing facility nerede nasıl kullanılır?
Buffer : Diretken. Korumak. Perdahlayıcı. Arabellek. Tampon görevi gören kişi ya da şey. Sindirim kanalı asitliğinin değişmesini engellemeye yardım eden ve çiftlik hayvanları rasyonlarında kullanılan kalsiyum karbonat, sodyum bikarbonat, bentonit gibi maddeler. zayıf bir asit ve bu asidin kuvvetli baz olan tuzundan veya zayıf bir baz ve bu bazın kuvvetli bir asitle olan tuzundan oluşan az miktarda asit veya baz eklendiğinde ph değişmesine direnç gösteren özel ph değerine sahip bir sistem veya çözelti, bafır. cerrahide gaz, pamuk vb. ile yapılan ve bastırılarak kan dindirmeye ve ilaç uygulamasına yarayan yumaklar, tıkaç. Kıskı. Geçici bellek. Önleç. Amortisör.
Stock : Yığmak. Üremesi için (bir yere) koymak. Sap. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi. Dipçik. Hayvan mevcudu. Stok etmek. Boyunduruk. Stok. Yığı.
Financing : Yapım anamalı. Finans. Para kaynağı. Para kazanma ve artırma işlemi. Mali destek sağlama. Bir izlence, çizenek ya da herhangi bir uygulamanın, gider ya da akçalı gereksinmelerinin karşılanması. Finanslama. Akçalama. Yığılmış gereç, değerli belgit satışı, borç sağlama, açık sayışım üzerinden saycalarını genişletme ya da iç kaynaklardan doğan paralan aktarım, ayırma, bağlama yolu ile sağlanan yapım anamalı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Facility : Rahatlık. Fırsat. Olanak. Beceri. Sühulet. Ustalık. İmkan. Kolaylık. Avantaj. Vasıta.
Buffer stock : Emniyet stoku. Güvenlik yığını. Tampon stok. Ara stok.
Supplementary financing facility : Ek finansman kolaylığı. Ödemeler bilançosu büyük ölçüde açık veren ülkelere, bir istikrar programı çerçevesinde, üç yıla kadar vadeli kredi sağlamak amacıyla 1979 yılında ımf bünyesinde oluşturulmuş fon.
Buffer stocks : Tampon mal stokları. Birincil mal fiyatlarında istikrar sağlamak amacıyla ulusal veya uluslararası bir kuruluş tarafından tutulan birincil mal stokları. krş. tampon stok finansman kolaylığı, tampon stoklar programı. Tampon stoklar.
Buffer stocks program : Uluslararası mal anlaşmaları çerçevesinde birincil malların, dünya fiyatı belirli bir düzeyin altına düştüğünde piyasadan satın alınarak stoklanması, belirli bir düzeyin üzerine çıktığında ise stoklardan satış yapılması yoluyla ilgili malların fiyatlarında istikrar sağlamak amacıyla oluşturulan ve özel bir bütçeyle donatılarak kurulan uluslararası kuruluş tarafından uygulanan program. krş. tampon stok finansman kolaylığı. Tampon stoklar programı.
Compensatory financing facility : Telafi edici finansman kolaylığı. Dışsatımı birkaç tarım ürününe dayanan ve dışsatım gelirleri kendi denetimleri dışındaki etkenler sonucu geçici olarak düşen üye ülkelere kredi sağlamak üzere 1963 yılında uluslararası para fonu bünyesinde oluşturulan kredi mekanizması.
İngilizce Buffer stock financing facility Türkçe anlamı, Buffer stock financing facility eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Buffer stock financing facility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Buffer stock financing facility synonyms : ability to pay principle, abnormal budget, a shift in supply, abnormal budget receipts, a change in demand, a change in individual demand.

Bu kısımda Buffer stock financing facility kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Buffer stock financing facility ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Buffer stock financing facility anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Buffer stock financing facility ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.