Compensatory financing facility türkçesi Compensatory financing facility nedir
- Dışsatımı birkaç tarım ürününe dayanan ve dışsatım gelirleri kendi denetimleri dışındaki etkenler sonucu geçici olarak düşen üye ülkelere kredi sağlamak üzere 1963 yılında uluslararası para fonu bünyesinde oluşturulan kredi mekanizması.
- Telafi edici finansman kolaylığı.
- İktisat alanında kullanılır.
Compensatory financing facility ingilizcede ne demek, Compensatory financing facility nerede nasıl kullanılır?
Compensatory : Ödünleyici. Kompansatuar. Karşılayıcı. Tazmin edici. Telafi edici. Dengeleyici.
Financing : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Akçalama. Finansman. Yığılmış gereç, değerli belgit satışı, borç sağlama, açık sayışım üzerinden saycalarını genişletme ya da iç kaynaklardan doğan paralan aktarım, ayırma, bağlama yolu ile sağlanan yapım anamalı. Para kaynağı. Finanslama. Fon ve sermaye sağlamaya yönelik ticari etkinlik. iktisadın, para ve diğer varlıkların yönetimi konusunu inceleyen bir alt dalı. para, kredi, bankacılık ve yatırımların yönetimi. Para kazanma ve artırma işlemi. Para sağlama. Fonlama.
Facility : Avantaj. Araç. Olanak. Ustalık. Elverişlilik. Tesisat. Sühulet. İmkan. Her türlü şey. Beceri.
Compensatory financing : Telafi edici finansman.
Buffer stock financing facility : Tampon stok finansman kolaylığı. Tampon stok finansman hesabı. Uluslararası para fonuna üye birincil mal dışsatımcısı az gelişmiş ülkelerin tampon stok programına katılmalarını sağlamak amacıyla, üye ülkelerin kotaları çerçevesinde yaptıkları katkılarla 1969 yılında uluslararası para fonu bünyesinde oluşturulan fondan üyelerin kotalarının en fazla yüzde ellisi kadar yararlanabildiği kredi mekanizması.
Supplementary financing facility subsidy account : Destekleme finansman kolaylığı sübvansiyon hesabı. Uluslararası para fonunun 1980 yılında en düşük gelirli az gelişmiş ülkelere, kullandıkları desteklerne kredilerinin nisbeten yüksek maliyetlerini düşürmek amacıyla faiz sübvansiyonu verilmesi gibi özel bir amaçla oluşturduğu kredi kaynaklarından biri.
Supplementary financing facility : Ödemeler bilançosu büyük ölçüde açık veren ülkelere, bir istikrar programı çerçevesinde, üç yıla kadar vadeli kredi sağlamak amacıyla 1979 yılında ımf bünyesinde oluşturulmuş fon. Ek finansman kolaylığı.
İngilizce Compensatory financing facility Türkçe anlamı, Compensatory financing facility eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Compensatory financing facility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Compensatory financing facility synonyms : abnormal budget receipts, a shift in individual demand, ability rent, ability to pay approach, a change in demand, a change in individual demand.

Bu kısımda Compensatory financing facility kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Compensatory financing facility ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Compensatory financing facility anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Compensatory financing facility ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.