Buffered türkçesi Buffered nedir

  • Muhafazalı.
  • Korunaklı.
  • Bir tamponla işlem görmüş (kimya).
  • Hafifletilmiş.
  • Azaltılmış.
  • Tamponlu.
  • Sertliği azaltılmış.
  • Arabelleklenen.
  • (aspirinle ilgili) antasit ajanı içeren.

Buffered ingilizcede ne demek, Buffered nerede nasıl kullanılır?

Buffer action : Tampon etkisi.

Buffer amplifier : Yastık yükselteç. Ara bellek yükselticisi. Yastık amplifikatör.

Buffer arm : Tampon kolu.

Buffer beam : Tampon traversi. Tampon kirişi.

Buffer cache : Tampon önbelleği.

Buffer state : Tampon devlet.

Buffer occupancy : Yastık bellek doluluğu.

Buffer register : Yastık saklayıcı.

Buffer stock financing facility : Tampon stok finansman kolaylığı. Tampon stok finansman hesabı. Uluslararası para fonu’na üye birincil mal dışsatımcısı az gelişmiş ülkelerin tampon stok programına katılmalarını sağlamak amacıyla, üye ülkelerin kotaları çerçevesinde yaptıkları katkılarla 1969 yılında uluslararası para fonu bünyesinde oluşturulan fondan üyelerin kotalarının en fazla yüzde ellisi kadar yararlanabildiği kredi mekanizması.

Buffer spring : Bir çeşit amortisör. Şoku nötralize eden yaylı. Tampon yay. Tampon yayı.

İngilizce Buffered Türkçe anlamı, Buffered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buffered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Lazar : Cüzzamlı. Cüzzam. Fakir ve hasta kimse.

Neurasthenic : Nörastenik. Sinir hastası. Sinir krizi geçiren. Nevrastenik.

Protected : Korunan. Korunmuş. Korumalı. Himaye edilen. Muhafaza edilmiş. Mahfuz. Korunmalı. Mahfuzdur.

Sheltering : Yatırmak. Korumak. Saklamak. Korunmak. Barınmak. Barındırmak. Siperleme. Barınma.

Consumptive : Verem hastası. Veremli. Savurgan. Müsrif. Tüketilecek. Tüketim mallarına ait. Tüketim. Göğüs hastası. Konsumptif.

Monomaniac : Sabit fikir delisi. Sabit fikirli tip. Saplantısı olan kimse.

Syphilitic : Sifiütik. Frengili. Frengiye ait. Sifilitik. Frengi.

Neurotic : Sinirsel. Safkan. Nevrotik kimse. Sinir hastası. Evhamlı. Nörotik. Nevrozlu. Nevrozla ilgili. Kuruntulu. Sinirlere tesir eden ilaç.

Patient : Mütehammil. Katılan. Dayanıklı. Hasta. Hoşgörülü. Ayırt edemeyen kimse. Azimli. Sabırlı. Sebatkar.

Modify : Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Biraz değiştirmek. Hafifletmek. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Değiştirme. Azaltmak. Tadil etmek. Değişmek. Değişiklik yapmak. Üzerinde değişiklik yapmak.

Buffered synonyms : lunger, hemophile, spewer, diseased person, psychotic person, anorectic, sick person, anorexic, sleepless person, minimized, minimised, convalescent, madman, narcoleptic, epileptic, lessened, maniac, depleted, mental case, invalid, hemophiliac, manic depressive, reduced, curtailed, leper, abated, attenuated, vomiter, unfortunate person, haemophile, psychoneurotic, bulimic, lunatic.

Buffered zıt anlamlı kelimeler, Buffered kelime anlamı

Untroubled : Dertsiz. Kaygısız. Durgun. Sıkıntısız. Rahat. Endişesiz. Sakin.