Build on türkçesi Build on nedir

  • Kademeli olarak eklemek (bir bina veya mevcut yeteneklere).
  • İnşa etmek.
  • Genişletmek.
  • Üzerine eklemek yaparak geliştirmek.
  • Dayandırmak.
  • Derece derece artırmak veya genişletmek.

Build on ile ilgili cümleler

English: They wanted to build one of the most beautiful buildings in the world.
Turkish: Onlar dünyadaki en güzel yapılarından birini inşa etmek istediler.

Build on ingilizcede ne demek, Build on nerede nasıl kullanılır?

Build : Toplamak. Oluşturmak. Beden yapısı. Örmek. Bel bağlamak. Yapı. Toparlanmak. Yapmak. Kurmak. Güvenmek.

On : İle. Üzerinde. Hazır. E doğru. Civarında. Giyilmiş. Açık. Makbul. Yanmak.

Build on sand : Sağlam temele oturtmamak. Buz üstüne yazı yazmak. Çürük temel üzerine kurmak. Kum üzerine yazı yazmak.

Build a barrier : Set çekmek.

Build a bridge : Köprü kurmak.

Build a fire : Ateş yakmak.

İngilizce Build on Türkçe anlamı, Build on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Build on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lean on : Sıkıştırmak. Birine dayanmak. Baskı yapmak. Dayanmak. Birine gereksinimi olmak. Yaslanmak. Gözdağı vermek. Güvenmek.

Dilate : İrileşmek. Şişirmek. Büyümek. Kabarmak. Daralmış bir deliğin, kanalın veya boşluğun genişlemesi. Açıklamak. Kabartmak. Büyütmek. Açılmak. Genişlemek.

 

Builds : Kümelenmek. Toplamak. Kurmak. Güvenmek. Bel bağlamak. İnşaatçılık yapmak. Toplanmak. Örmek. Yapmak.

Founds : Eritmek. Temelini atmak. Tesis etmek. Temel yapmak. Dayanmak. Temel atmak. Yapmak. Kurmak. Kalıba dökmek.

Abort : Boşa çıkmak. İptal etmek. Çocuk aldırmak. Dölütünü düşürtmek. Baş tutmamak. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Bir işi yarım bırakmak. Ölü çocuk doğurmak. Lağvetmek.

Enlarges : Büyütmek. Geliştirmek. Büyümek. Çoğaltmak. Büyültmek. Uzatmak. Boyutunu büyütmek. Ayrıntıya girmek. Genişlemek.

Amplifying : Büyütmek. Geniş olarak açıklamak. Yükseltmek (ses). Artırmak.

Predicate : Kaziyede hüküm ve isnad etmek. Bir nesneye yüklenen iş, eylem ya da durumu gösteren edimsel etkinlik. Yüklem. Kurmak. Haber. Belirlemek. Göstermek. Beyan etmek.

Constructs : İmar etmek. Çizmek. Resmetmek. Dikmek. İskeletini çizmek. Oluşturmak. Düzenlemek. İmal etmek. Kurmak.

Base : İlkyazı. Saha kenarı. Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne. transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi. Aşınma taban düzeyi. Başlangıç sayısı. Depart. Kök. Dip.

Build on synonyms : erect, dilating, enlarging, enlarge, dilates, attribute, dilated, fabricating, construct, broaden, broadened, abandon, attributes, ground, amplifies, enlarge upon, base on, raise, erects, confect, reared, aggrandise, broadens, found, confects, confecting, base upon, constructed, amplify, basing, constructing, attributing, attributed.