Built in obsolescence türkçesi Built in obsolescence nedir
- Piyasada istemi sürekli kılmak amacıyla yazılım, bilgisayar ve cep telefonu gibi malların, belirli bir süre sonra yenileriyle değiştirilmelerini sağlayacak biçimde yoğun araştırma - geliştirme etkinlikleri ile sürekli yenilenip, özelliklerinin değiştirilmesi veya geliştirilmesi.
- Bilinçli eskitme.
- İktisat alanında kullanılır.
- Planlı eskitme.
Built in obsolescence ingilizcede ne demek, Built in obsolescence nerede nasıl kullanılır?
Built : Kurulmuş. Çatılmış. Monte etmek. İnşa etmiş tarihi. Yapılı. Parçaları bir araya getirmek. İnşa et. İnşa edilmiş.
In : Mevsimi gelmiş. Gelmiş olan. İç. İçeri doğru yönelen. İçine. İçeri. İçinde. Da. Olarak. Tutulan.
Obsolescence : Demode olma. Fiziki yıpranma veya aşınmaya bağlı olmaksızın bir malın ömrünün; iktisadi, teknolojik ya da başka bir dışsal değişme dolayısıyla kısalması. bk. battallaşma. Eskime. Modası geçmekte olma. Kullanılmaz olma. Bir türün gittikçe azalarak sonuçta ortadan kaybolması; fizyolojik bir olayın ya da bir yapının yavaş yavaş bitmesi. Biyoloji, iktisat alanlarında kullanılır. Daha etkin makine veya üretim yöntemlerinin ortaya çıkması dolayısıyla sermaye malının değerinin düşmesi. Modası geçme. Önemini kaybetme.
Built in : Dahili. Gömme. İçinde var olan. Yerleşik.
Built in antenna : Almacın içine yerleştirilmiş dalgalık çeşidi. İç anten. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İç dalgalık.
Built in group : Yerleşik grup.
Built in font : Bir yazıcının hafızasına kalıcı olarak depolanmış karakter tarzı veya tipi (yanlızca yazıcı tarafından okunması için). Sabit karakter tipi.
Built in functions : Yerleşik işlevler.
Built in function : Hazır fonksiyon.
Built in role : Yerleşik görev.
İngilizce Built in obsolescence Türkçe anlamı, Built in obsolescence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Built in obsolescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Built in obsolescence synonyms : a pass through certificate, a type mutual funds, a change in supply, abolition of forced labour convention, a group shares, planned obsolescence, a shift in demand.

Bu kısımda Built in obsolescence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Built in obsolescence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Built in obsolescence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Built in obsolescence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.