Burnie türkçesi Burnie nedir

  • Avustralya'nın tazmanya eyaletinde şehir.

Burnie ingilizcede ne demek, Burnie nerede nasıl kullanılır?

Burnies : Avustralya'nın tazmanya eyaletinde şehir.

Burning : Önemli. Kızgın. Yanma. Acil. Ateşli. Yanan. Yakıcı. Büyük. Zehirlenmelerde zehrin saptanması için yapılacak analize uygun alınan örneklerin, ısıya dayanıklı pota gibi malzemeler içerisinde kül fırınında yakılması olayı.

Burning bush : Yakılan fakat yanıp kül olmayan ve sürgün kitabında tarif edilen çalılık.

Burning coal : Bir ateşten için için yanan geriye kalanlar. Köz. Kömür yakılması.

Burning down : Tamamen yanmak. Yanıp kül olmak.

Burning sun : Güneşten gelen güçlü ışınlar. Güçlü güneş ışığı. Çok sıcak güneş ışığı. Yakıcı güneş.

Burning issue : Acilen çözülmesi gereken konu. Baskı yaratan mesele.

Burning oil : Gazyağı.

Burning question : Hemen ele alınması gereken sorun. Acil çözüm bekleyen sorun. Baskı yaratan mesele. Acilen çözülmesi gereken konu. Çok tartışılan sorun. Hemen cevaplanması gereken soru. Cevabı merakla beklenen soru.

Burning incense : Tütsüleme. Hoş ve güzel ıtırlı bir koku yaratması için yakılan tütsü. Birini kötülüklerden arıtma, büyüden kurtarma ya da kimi sayrılıklardan sağaltma amacıyla içinde etkili güç bulunduğuna inanılan otları, yaprakları ateş üzerine atarak yakma, duman çıkarma.

 

İngilizce Burnie Türkçe anlamı, Burnie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burnie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glow : Coşmak. Bir yüzeyin ya da ortamın ışıklı olması hali. Kızıllaşmak. Kırmızılaşmak. Alevlenmek. Kıpkırmızı olmak. Yanmak. Parlamak. Korlaşmak.

Shine : Cilalamak. Işıldamak. Parlatmak. Kendini göstermek. Çok başarılı olmak (belirli bir konuda). Isınmak. Parıltı. Çevirmek (bir ışığı bir yere). Cilalama. Parlaklık.

Gutter : Cilt payı. Kötü yol. Cilt payı (kitapta). Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Hendek açmak. Kanivo. Eriyip akmak (mum). Batak. Suyolu. Çatı oluğu.

Beam : Işın. Yere düşey iki dikme arasında, yüksekliği ayarlanabilen dar dayanak yüzeyli tahtadan yapılmış denge ve asılma aracı. Koşut doğrultuda yayılan ışın kümesi. Belli bir doğrultuda giden, ışından daha kalın tanecikler topluluğu. Işık saçmak. Sinyal vermek. Saçmak (ışık). Yatay ağaç. Yayın yapmak. Parlamak.

Shoot : Atma. Atış. Füze fırlatma. Fotoğraf çekme. Çekim yapmak (kamera). Yakmak. Fışkın. Bir oyuncunun sayı yapmak amacıyla topu sepete doğru atması. Belirli bir yer boyunca yayılıvermek (ağrı). Keresteyi rendeleme.

Burnie zıt anlamlı kelimeler, Burnie kelime anlamı

Raw : Taze. Müstehcen. Hassas nokta. Kavrulmamış. Hamlık. İşlenmemiş. Deneyimsiz. Açık saçık. Derisi soyulmuş yer.

Conserve : Muhafaza etmek. Konserve yapmak. Koruma altında tutmak. Reçel. Korumak. Konserve. Konservesini yapmak.

Burnie ingilizce tanımı, definition of Burnie

Burnie kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small brook.