Burst out crying türkçesi Burst out crying nedir

  • Gözyaşlarına boğulmak.
  • Birden ağlamaya başlamak.

Burst out crying ile ilgili cümleler

English: Ali burst out crying.
Turkish: Ali birden ağlamaya başladı.

English: The instant the girl saw her mother, she burst out crying.
Turkish: Kız annesini gördüğü anda gözyaşlarına boğuldu.

English: As soon as she saw me, she burst out crying.
Turkish: Beni görür görmez gözyaşlarına boğuldu.

English: Instantly the girl saw her mother, she burst out crying.
Turkish: Kız annesini görür görmez gözyaşlarına boğuldu.

English: As soon as Jack saw her, he burst out crying.
Turkish: Jack onu görür görmez ağlamaya başladı.

Burst out crying ingilizcede ne demek, Burst out crying nerede nasıl kullanılır?

Burst : Boşanmak (gözyaşı). Patlamak. Fırlamak. Had safhaya gelmek. Atılmak. Dolup taşmak. Patlak vermek. Patlama. İnfilak etmek.

Out : Dışarı. Dışarı çıkarmak. Bayılmak. Çıkış. Ortaya çıkmak. Nakavt etmek. Yanmak. Kendini belli etmek. Dışarıda. Çıkarmak.

Crying : Apaçık. Büyük. İvedi. Ağlayan. İğrenç. Göze çarpan. Acil. Ağlama. Çığlık.

Burst out : Haykırmak. Patlak vermek. Birden başlamak. Patlamak. Söyleyivermek. Aniden söylemek.

Burst out laughing : Kahkahayı basmak. Gülmekten çatlamak. Kahkahayı patlatmak. Kıkırdamaya başlamak. Gülmeye başlamak. Gülmekten kırılmak. Kahkahalara boğulmak.

 

İngilizce Burst out crying Türkçe anlamı, Burst out crying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burst out crying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Melt into tears : İki gözü iki çeşme ağlamak.

Be reduced to tears : Ağlatılmak.

Burst into tears : Gözyaşlarını tutamamak. Gözlerinden yaş boşanmak. Boşanmak.