Burst out türkçesi Burst out nedir
- Aniden söylemek.
- Patlak vermek.
- Haykırmak.
- Birden başlamak.
- Patlamak.
- Söyleyivermek.
Burst out ile ilgili cümleler
English: Ali burst out laughing.
Turkish: Ali birden gülmeye başladı.
English: Ali burst out crying.
Turkish: Ali birden ağlamaya başladı.
English: Ali burst out laughing when he saw Mary dancing a jig.
Turkish: Ali Mary'yi jig dansı yaparken gördüğünde kahkahalara boğuldu.
English: Ali suddenly burst out laughing.
Turkish: Ali birden kahkahayı patlattı.
English: Ali and the others all burst out laughing.
Turkish: Ali ve diğerlerinin hepsi kahkahayı patlattı.
Burst out ingilizcede ne demek, Burst out nerede nasıl kullanılır?
Burst : Ortaya çıkmak. Patlak. Patlak vermek. Yarılmak. Fışkırmak. Patlatmak. Aniden açmak. Atılmak. Boşanmak (gözyaşı). Dolup taşmak.
Out : Ortaya çıkmak. Kendini belli etmek. Dışarı çıkarmak. Çıkış. Dışarı. Dışarıda. Çıkarmak. Yanmak. Bayılmak. Kovmak.
Burst out crying : Gözyaşlarına boğulmak. Birden ağlamaya başlamak.
Burst out laughing : Gülmeye başlamak. Kahkahayı basmak. Kıkırdamaya başlamak. Kahkahalara boğulmak. Gülmekten çatlamak. Gülmekten kırılmak. Kahkahayı patlatmak.
Burst can : Yakıtın oluşturduğu yüksek ısının, kılıfın bir noktasında yoğunlaşması sonucu oluşan çatlama. Kılıfın çatlaması.
Burst communication : Çoğuşmalı iletişim. Patlamalı iletişim.
İngilizce Burst out Türkçe anlamı, Burst out eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Burst out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Outcrops : Ortaya çıkmak. Yeryüzüne çıkmak (kaya).
Blew : Çarçur etmek (argo terim). Solumak. Kaçmak. Küfretmek. Kaçırmak (fırsat). Çalmak. Esmek. Uçurmak. Üflemek.
Bawls : Haykırış. Bağırmak. Zırlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Bas bas bağırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Yüksek sesle ağlamak. Feryat etme. Haşlamak.
Burst in : Birden içeri dalmak.
Blow up : Kopmak (fırtına vb). İnfilak etmek. Parlamak. Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Büyütmek. Birden kızmak. Öfkelenmek. Tepesi atmak. Çılgına dönmek.
Bawl : Feryat etme. Bağırmak. Haykırış. Haşlamak. Kışkırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Bas bas bağırmak. Zırlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim).
Outcrop : Yeryüzüne çıkmak. Baş gösterme. Toprağın yüzeyin dışarı fırlayan kaya tabakası. Ortaya çıkmak. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay). Kaya katmanının yeryüzüne çıkması. Yeryüzüne çıkmak (kaya). Aflörman. Yeryüzüne çıkmış kaya.
Call to : Seslenmek.
Blurt out : Yumurtlamak. Düşünmeden söylemek. Pat diye söylemek. Ağzından kaçırmak.
Clamor : Feryat etmek. Çığlık. Bağırıp çağırmak. Gürültü etmek. Yaygara. Feryat. Haykırma. Bkz.clamour. Yaygara koparmak.
Burst out synonyms : explode, breaks, ejaculate, caterwauling, chop, caterwauls, erupts, break, cracks, brast, blow, caterwaul, detonated, bursts, erupting, blows, detonates, explodes, blare out, break out, brayed, erupted, caterwauled, interject, crack, ejaculating, detonate, breaking out, erupt, brays, blurting, ejaculated, clamored.

Bu kısımda Burst out kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Burst out ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Burst out anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Burst out ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.