Cadare türkçesi Cadare nedir

  • Ölme, bitme.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kadare.

Cadare ingilizcede ne demek, Cadare nerede nasıl kullanılır?

Cadaster : Kadastro. Çap. Tapu. Gerçek bir taşınmaza sahip olunduğunu gösterir belge.

Cadastral : Kadastro ile ilgili. Kadastroya ait. Kadastro.

Cadastral survey : Kadastro etütleri. Kadastro ölçmesi. Kadastro. Kadastro ölçümü.

Cadastral surveying : Kadastro etüdü. Kadastro ölçmesi.

Cadastrally : Kadastrol biçiminde. Kadastroya ait olarak. Kadastral bir şekilde (gerçek bir taşınmaza sahip olunduğunu gösterir belgenin).

Cadavers : Kadavra. Ceset. Ölü.

Cadaveric : Kadavra ile alakalı. Ölü gibi veya kadavraya benzeyen. Kadavraya ait.

Cadaveric rigidity : Ölü sertliği. Ölüm sertliği.

Cadaverously : Öldüğünde beyazlaşma zamanı. Soluk bir şekilde. Kadavra üzerinde. Ölü gibi.

Cadaverous : Zayıf. Soluk. Sıska. Ölü gibi. Sapsarı. Kadavra gibi. Bir deri bir kemik. Kadavra ile ilgili.

İngilizce Cadare Türkçe anlamı, Cadare eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cadare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Sensitive : Hassas, duygulu, uyarıları alacak yetenekte. İçli. Duyar. Sensitive. Film, mercek, ışıkölçer, vb. gereç ve aygıtların, kendilerine özgü işlerde iyi sonuç verebilecek nitelikte olduğunu anlatır genel terim. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alıngan. Çabuk etkilenen. Hassas kimse. Duygulu.

 

Cognisance : Kavrama. Bilgi. Farkında olma. Anlayış. Mahkemenin davayı dinlemesi. Kaza alanı. İtiraf. İdrak. Karışmak. Malumat.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Alive : Faal. Zinde. Yaşam dolu. Haberdar. Diri diri. Uyanık. Hareketli. Diri. Farkında. Hayat dolu.

Feel for : Acımak. Duygudaş olmak. İçin üzülmek. -'a merhamet ve acıma hissetmek. Birine acımak. Acısını paylaşmak. -'için üzgün olmak. Birinin çektiklerini anlamak.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abaxial : Eksendışı. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı.

Knowingness : Bilgi. Anlama. Zekilik. Akıllılık. Kurnazlık. Düşüncelilik. Bilmişlik.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Cadare synonyms : abattoir, a amplitude mod, abdomen, abdominal ovariectomy, cognizance, awake, a crochordon, abdominal distention, sympathize with, consciousness, condole with, a c syndrom, witting, cognizant, abdominal fat necrosis, compassionate, conscious, alert, pity, abamectin, sensible, cognisant, a band, awareness, abdominal pain.

 

Cadare zıt anlamlı kelimeler, Cadare kelime anlamı

Unconscious : Bilinçsiz. Kasıtsız. Bilmeden. Bilinçaltı. Şuursuz. Kendinde değil. Farkında olmayan. Habersiz. Kendinden geçmiş. Baygın.

Asleep : Uyuyan. Uykuda. Duygusuz. Uyurken. Hissiz. Uyuşuk. Uyuşmuş. Uyumakta. Tembel.

Insensible : Hissiz. İnsafsızca. Belli belirsiz. Umursamaz. Farkında olmayan. Duyumsuz. Bilgisiz. İlgisiz. Baygın. Habersiz.

Cadare antonyms : incognizance, unwitting, unaware, refrain.