Cajoles türkçesi Cajoles nedir

Cajoles ingilizcede ne demek, Cajoles nerede nasıl kullanılır?

Cajole into : Kandırmak. Güzellikle (olumlu yaklaşımla) bir şeyleri yapmaya ikna etmek.

Cajole out of : Kandırmak.

Cajole : İkna etmek. Razı etmek. Kandırmak. Yatıştırmak. Tatlı sözle kandırmak. Güzel sözle aldatmak. Tatlı sözlerle kandırmak. Tavlamak. Aldatmak.

Cajoled : Güzel sözle aldatmak. Tavlamak. İkna etmek. Kandırmak. Razı etmek. Tatlı sözle kandırmak. Tatlı sözlerle kandırmak. Aldatmak. Yatıştırmak.

Cajolement : Cazibe. Ayartma. Baştan çıkarma. Yaltaklanarak ikna etme. Tatlı sözlerle kandırma.

Acajou : Akaju.

Cajon : Bir perküsyon enstrümanı.

Cajoler : Dalkavuk. Yağcı. Kandırıcı kimse. Baştan çıkaran. Ayartan kimse.

Cajolery : Güzel sözlerle aldatma. Kandırma. Tatlı sözle kandırma.

Cajolers : Ayartan kimse. Yağcı. Baştan çıkaran. Dalkavuk.

İngilizce Cajoles Türkçe anlamı, Cajoles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cajoles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Befool : Aptal yerine koymak. İşletmek.

Singer : Şarkıcı. Şair. Okuyucu. Şantör. Ezgi söylemek için eğitilmiş kadın sanatçı. Bir filmde ya da televizyon izlencesinde şarkı söyleyen kimse. Ötücü kuş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ezgici kadın. Muganni.

 

Anneals : (metal) tavlamak. Tutuşturmak. Tav. Yakmak. Kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak sertleştirmek. Sertleştirmek. Tav vermek. Tavlamak (metalurji terimi).

Assuring : Emniyet verici. Temin eden. İtimatlı. Yarılma. İnandırmak. Garanti etmek. Temin etmek. Güvenceye almak. Sağlamak.

Bamboozling : Yamuk yapmak. Üçkağıda getirmek. Şaşırtmak. Kazıklamak. Kafeslemek. İşletmek.

Dampens : Islatmak. Nemlendirmek. Kırmak. Tadını kaçırmak. Söndürmek. Islanmak. Gölge düşürmek. Köreltmek. Azaltmak (titreşimi). Kaçırmak.

Allays : Bastırmak. Hafifletmek. Gidermek. Azaltmak. Sakinleştirmek. Dindirmek.

Chat up : (birine) yazılmak. Flört etmek. (birine) asılmak. Ayarlamak. Tavlamaya çalışmak. Dedikodu. (argo) havadan sudan konuşma. Birine yazmak veya asılmak. Konuşarak tavlamaya çalışmak.

Alleviates : Bastırmak. Yüreğine su serpmek. Teskin etmek. Azalmak. İçine su serpmek. Hafifletmek. Dindirmek. Kısmen gidermek. Hafiflemek.

Cajoles synonyms : cajoling, bring over, coaxed, baited, bamboozles, alleviated, abating, convince, bilked, abate, blarney, brought, bilks, arguing, allay, betrays, befooling, appeasing, appeases, vocalizer, soft soap, swagger, brought over, bully, inveigle, cheat, bring around, temper, vocaliser, argue somebody into something, betray, attempered, blear the eyes.

Cajoles zıt anlamlı kelimeler, Cajoles kelime anlamı

Dissuade : Caydırmak. Aklını çelmek. Cesaret kırmak. Fikrini çelmek. Çelmek. Vazgeçirtmek. Vazgeçirmek. Kandırmak.