Calcinogenic plant türkçesi Calcinogenic plant nedir

  • Kalsinojenik bitki.
  • Çiftlik hayvanlarında yumuşak doku kireçlenmesi, zayıflık, kanda kalsiyum ve fosfor düzeyinde yükselmelere neden olan, d vitamini benzeri etki gösteren glikozitler içeren bir grup bitki. başlıcaları; cestrum diurnum, trisetum flavescens, solanum torvum, s. verbascifolium, dactylis glomerata, solanum malacoxylon ve medicago sativa’dur.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Calcinogenic plant ingilizcede ne demek, Calcinogenic plant nerede nasıl kullanılır?

Calcinogenic : Dokularda kalsiyum veya kalsiyum tuzlarının toplanmasıyla belirgin durum. Kalsinojenik.

Plant : Kök salmak. Ağaçlandırmak. İktisadi etkinlik kapsamında yeralan işlem veya süreçler bütününün aynı binada olmasa bile aynı merkezde yer aldığı bir işletmeye ait üretim birimi. krş. sermaye malları. Aşılamak (fikir). Adam koymak. Dikmek. Yapıştırmak. Vurmak. Yutturmak. Bitkilendirmek.

Calcinogenic glycoside : D-3 vitaminiyle kimyasal olarak farklı, fakat aynı biyolojik etkinliği gösteren zehirli kimyasal madde. Kalsinojenik glikozit.

A going plant : Başarılı fabrika.

Air conditioning plant : Havalandırma tesisi. Klima santralı. İklimlendirme tesisatı. İklimleme merkezi. İklimlendirme santrali. Havanın istenilen iklim koşullarına getirildiği merkez.

 

Alliaceous plant : (soğanlı) kokulu bitki.

İngilizce Calcinogenic plant Türkçe anlamı, Calcinogenic plant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calcinogenic plant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Abaksiyal.

 

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Calcinogenic plant synonyms : abdomen, abattoir, a clay, abdominal distention, abdominal fat necrosis, a dna.