Caldera türkçesi Caldera nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Bir yanardağın tepesinde, içindeki püskürme ağzından ya da ağızlarından birçok kez daha büyük olan, dibi düz kazan biçiminde çukurluk.
  • Bir volkanın zirvesinde leğen şeklindeki krater.
  • Kaldera.

Caldera ingilizcede ne demek, Caldera nerede nasıl kullanılır?

Calderas : Kaldera. Bir volkanın zirvesinde leğen şeklindeki krater.

Caldecott award : Amerika birleşik devletlerinde her yıl en iyi çocuk kitabı resimleyicisine verilen ödül. (ödül, xıx. yüzyıl ressamı ve kitap resimleyicisi randolp caldecott anısına bu adı taşımaktadır.). Caldecott ödülü.

Caldecott medal : Caldecott madalyası. Caldecott ödülü olarak verilen madalya, bk. caldecott ödülü.

Caldesmon : Kaldezmon. Düz kas hücrelerinin kasılmasında kalmodulin bağlayan, molekül ağırlığı 15000, uzunluğu 75 nm olan ince filament.

Alcalde : Yargı yetkisi olan belediye başkanı. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Yargıç.

Get a good scald on : Son derece başarılı olmak. Çok başarılı olmak.

Caldrons : Kazan.

Caldwell : İdaho eyaletinde şehir. Bir erkek adı. Bir soyadı. Kansas eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Teksas eyaletinde şehir.

Scald head : Saçların kaybedilmesi ve kuru döküntüleri kepek gibi dökülen sivilce veya kabarcıklarla karakterize olan çeşitli kafa derisi hastalıkları. Yanık kafa. Haşlanmış kafa.

 

Scald : Haşlamak. Kaynar su veya buhardan geçirmek. Yanık (kaynar sıvı veya buhardan ileri gelen). Kaynar su dökmek. Kaynatmak. Sıcak su ile yakmak. Haşlama. Ozan. İskandinav halk ozanı. Yanık.

İngilizce Caldera Türkçe anlamı, Caldera eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caldera ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Aşındırıcı güç.

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar. Alkali kayaç.

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Acrozone : Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı.

Crater : Oyuk. Yanardağ konisinin üstünde ya da yanlarında, bacanın son bulduğu çember biçimindeki çıkış. Krater. Volkan krater. Kupa (takımyıldızı). Coğrafya, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Bombanın açtığı çukur. Sürekli akımla çalışan ışık yayı lambasında pozitif kömürün ucunda olan çukurluk. Kupa. Dağ tepelerinde oluşmuş büyük çukur.

 

Absolute age : Mutlak yaş. Kesin yaş. Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Caldera synonyms : volcanic crater, calderas, abyss, algonkian, adventive cone, absolute chronology, acid fumarole, after shock, abysal environment.