Crater türkçesi Crater nedir

  • Yanardağ konisinin üstünde ya da yanlarında, bacanın son bulduğu çember biçimindeki çıkış.
  • Bir takımyıldızın adı.
  • Dağ tepelerinde oluşmuş büyük çukur.
  • Dağağzı.
  • Sürekli akımla çalışan ışık yayı lambasında pozitif kömürün ucunda olan çukurluk.
  • Volkan krater.
  • Kupa (takımyıldızı).
  • Yanardağ ağzı.
  • Kupa.
  • Coğrafya, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Oyuk.
  • Çukur.
  • Yanardağın tepesinde, yamacında ya da eteğinde arka arkaya patlamalar ve püskürmelerle oluşmuş, huni biçiminde, çapı 1000 m.'den az,derinliği birkaç yüz metreyi bulan delik.
  • Krater.
  • Oyuntu.
  • Bombanın açtığı çukur.

Crater ile ilgili cümleler

English: The Chicxulub crater in Mexico may have been created by the asteroid that killed the dinosaurs.
Turkish: Meksika'daki Chicxulub krateri, dinozorları öldüren asteroid tarafından yaratılmış olabilir.

Crater ingilizcede ne demek, Crater nerede nasıl kullanılır?

Crater lake : Kimi sönmüş yanardağların ağızları içinde oluşan çember biçimli göl. Yanardağ ağzı gölü. Krater gölü.

Crater lakes : Sönmüş eski yanardağların krater çukurlarında suların birikmesiyle oluşan derin ve çanak biçimli göller. Yanardağ ağzı gölü. Krater gölleri. Krater gölü.

Arc crater : Ark krateri.

Big crater : Büyük krater. Negev'de dimona ile yerucham arasında yer alan vadi şeklindeki bir krater.

 

Bomb crater : Bomba çukuru.

Ramon crater : Ramon krateri. Mitzpeh ramon'un yanındaki negev bölgesinde bulunan krater şeklindeki vadi.

Desecrater : Kutsal sayılan şeylere saygısızlık eden kimse. Kutsal şeylere saygısızlık eden. Bozan kimse. Kötü davranan kimse. Saygısızlıkta bulunan. Kötüye kullanan.

Mine crater : Bomba çukuru. Mayın çukuru.

Craters : Krater. Oyuntu. Oyuk. Volkan krater. Yanardağ ağzı. Bombanın açtığı çukur. Kupa (takımyıldızı).

Shellcrater : Top mermisi çukuru.

İngilizce Crater Türkçe anlamı, Crater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crt : Eksiuç ışınlarının devinimini doğrudan doğruya gözlemeyi sağlayabilen, havası boşaltılmış ışıtaç. (eksiuç ışıtaçları, almaç ışıtaçlarının temelini oluşturur). Ekran. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eksiuç ışıtacı. Cathode ray tube (katot ışınlı tüp). Yaygın bir bilgisayar ekranı türü (bilgisayar).

Coved : Kemer ile inşa edilmiş. Kemerli.

Cae : Çelikkalem.

Hearts : Kalp. Orta kısım. Yürek. Vicdan. Can. Cesaret. Kalpler. Göbek. Gönül.

Chimney : Uçurum ağzı. Gaz lambası şişesi. Boru. Yanardağ bacası. Duman bacası. Ocaklık. Yanardağlarda gazların çıkması ve patlamasıyle oluşmuş, magma haznesini yanardağın ağzına bağlayan kanal. Baca.

Dent : Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Göçük. Ezik. Dişlemek. Çukur yapmak. Diş. Çökme. Yamulmak. Göçmek. İncinme.

 

Depression : Ekonominin tam çalışma düzeyi altında dengede bulunuşu, (işsizlik, eder düşüklükleri, yapım öğelerinin ulusal gelirden aldığı payların azalması gibi sakıncalar doğurur). Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi nedenlerle oluşan tecimsel sıkıntı. Kasvet. Buhran. Ekonomik daralma. Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Bunalım. Dermansızlık. Çöküntü alanı. Daralma.

Goblet : İçerisine dondurulmuş sperma içeren payetler yerleştirilerek sıvı azot içerisinde payetleri bir arada tutmaya ve saklamaya yarayan, kanisterler içerisine konan plastik kap veya kadeh. kimi sert kenelerin stigmal yüzeyleri üzerindeki kimi işaretler. Ayaklı cam eşya. Laboratuvarda sıvıların ölçülmesi ve aktarılması gibi genel amaçlarla kullanılan, ağzı geniş, dip kısmı dar, kadehe benzer cam kap. Goblet. Kadeh.

Chalice : Ayinde kullanılan kadeh. Aşai rabbani ayininde kullanılan şarap kadehi. Kadeh biçiminde gonca. Tas. Kadeh şeklinde gonca. Kadeh.

Deep set : Açık top. Derinde olan.

Crater synonyms : natural depression, volcanic crater, lunar crater, cupa, dimple, alcove, cavitation, caldera, cavities, fornax, coupe, maar, dimples, canaling, canal, collector, craters, caelum, broughams, volcano, canes venatici, geological formation, acetabular, lac, centaurus, caeli, dibhole, for, hydrus hyi, canaller, cups, goblets, caverns.

Crater zıt anlamlı kelimeler, Crater kelime anlamı

Natural elevation : Doğal yükseklik.

Crater ingilizce tanımı, definition of Crater

Crater kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Similarly, the mouth of a geyser, about which a cone of silica is often built up. The basinlike opening or mouth of a volcano, through which the chief eruption comes.