Chalice türkçesi Chalice nedir

  • Kadeh şeklinde gonca.
  • Kupa.
  • Tas.
  • Kadeh.
  • Kadeh biçiminde gonca.
  • Aşai rabbani ayininde kullanılan şarap kadehi.
  • Ayinde kullanılan kadeh.

Chalice ingilizcede ne demek, Chalice nerede nasıl kullanılır?

Chalices : Kadeh. Ayinde kullanılan kadeh. Aşai rabbani ayininde kullanılan şarap kadehi. Kupa. Tas. Kadeh şeklinde gonca. Kadeh biçiminde gonca.

Chalicosis : Akciğer hastalığı. Şalikoz.

Arteria bronchalis : Arterya bronkalis. Kanatlılarda, her iki a. carotis communis'ten bronşlar için ayrılan küçük atardamar.

Chalaza : İç göbek. Kalaza. Kuş yumurtalarında vitellüsü karşılıklı iki taraftan zara bağlayan iki sarmal banttan her biri. tohum taslağı besi dokunun (nusellus) taban kısmı. şalaza.

Chalazae : Yumurta akı içine yerleşmiş yumurta sarısını her bir tarafından tutan iki beyaz bağ. Şalaz. İç göbek.

Chalcedonic : Alaca akikle (değerli taş) alakalı.

Chalcedonies : Alaca akik.

Chalazogamy : Polen tüpünün ovule kalazadan girerek ulaşması. Kalazogami. Göbek döllenmesi.

Chalcocite : Pırıltılı bakır. Bakır cevheri. Kalkosit.

Chalcanthite : Sulu bakır sülfat. Kristalli bakır sülfat. Kalkantit.

İngilizce Chalice Türkçe anlamı, Chalice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chalice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Crater : Dağ tepelerinde oluşmuş büyük çukur. Çukur. Dağağzı. Bombanın açtığı çukur. Sürekli akımla çalışan ışık yayı lambasında pozitif kömürün ucunda olan çukurluk. Coğrafya, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Oyuk. Yanardağ ağzı. Krater. Volkan krater.

Calix : Çanak. Keis. Zarf. Çiçek zarfı. Tohum zarfı. Çanak biçiminde organ. Kase biçiminde organ. Kaliks (çiçek). Havuzcuk.

Tazzas : Süslü ayaklı vazo. Çok süslü vazo.

Wineglass : Şarap kadehi. Piyale. Şarap bardağı.

Laver : Temizleyen veya arındıran bir şey. Kase. Büyük el leğeni. Yenilebilir su yosunu türü. Yahudi sinagogunda ve tapınağında dini törenle ilgili yıkamalar için su konulan büyük kase (incil'le ilgili). Su koyma kabı (eski kullanım). Yatak.

Brougham : Fayton. Atlı araba. Kupa arabası. Elektrikli eski tip otomobil. Kapalı araba.

Cups : Kase. Fincan. Bardak. İçki kadehleri.

Coupes : Coupe. Kupe. Spor araba. Kup. Yarım kompartıman. İki kişilik araba. Tavanı arkaya doğru alçalan ve arkada koltuk alanı sınırlı olan araba. İki kapılı spor araba.

Crt : Yaygın bir bilgisayar ekranı türü (bilgisayar). Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eksiuç ışınlarının devinimini doğrudan doğruya gözlemeyi sağlayabilen, havası boşaltılmış ışıtaç. (eksiuç ışıtaçları, almaç ışıtaçlarının temelini oluşturur). Eksiuç ışıtacı. Ekran. Bir takımyıldızın adı. Cathode ray tube (katot ışınlı tüp).

Bowled : Yolunda gitmek. Çanak. Yuvarlamak. Kriket top atmak. Bowling oynamak. Şaşırtmak. Yuvarlanmak. Bovling oynamak. Tıkırında olmak.

 

Chalice synonyms : coupe, calyx, cup, goblets, bason, goblet, glass, heart, hearts, cupa, drinking cup, handbasin, shot, broughams, calyxes, chalices, aumbry, stoups, stoup, wineglasses, basin, lavers, bowl, tazza.

Chalice ingilizce tanımı, definition of Chalice

Chalice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cup or bowl. Especially, the cup used in the sacrament of the Lord`s Supper.