Calix türkçesi Calix nedir

  • Kaliks (çiçek).
  • Zarf.
  • Çanak biçiminde organ.
  • Çanak.
  • Havuzcuk.
  • Çiçek zarfı.
  • Kadeh.
  • Tohum zarfı.
  • Kase biçiminde organ.
  • Keis.

Calix ingilizcede ne demek, Calix nerede nasıl kullanılır?

Cali board : Oyuncuların hangi gün, hangi saat ve hangi bölümcük için çalışmaya geleceklerini gösteren çizelge. Çalışma çizelgesi.

Cali : Çağrı. Sermaye talebi. Kaliforniya. Oyuncunun sahneye çağrılması. oyuncuların topluca çalışmaya çağrılması, bir tiyatronun çağrılması.

Caliban : Shakespeare'in the tempest (fırtına) eserindeki prospero'nun canavara benzeyen kölesi. Prospero'nun canavara benzeyen kölesi. Uranüs'ün uydusu.

Caliber : Kapasite. Kalite. Yetenek. Kalibre. Kabiliyet. Ölçü. Çap.

Calibered : Kalibreli.

Calibrated air speed : Kalibre edilmiş hava hızı. Düzeltilmiş hava sürati.

Calibers : Çap. Kapasite. Ölçü. Kalite. Yetenek. Kabiliyet. Kalibre.

Calibrating : Ayar etmek. Kalibresini bulmak. Derecelendirmek. Ayarlamak.

Calibrate : Ayarlamak. Çapını ölçmek. Düzeltmek. Derecelendirmek. Ayarlanmış. Kalibrasyon yapmak. Kalibresini bulmak. Ayar etmek. Çaplamak.

Calibrated : Kalibre edilmiş. Ayarlı. Kalibresini bulmak. Taksimatlı. Ayarlanmış. Ölçülü. Ayar etmek. Derecelendirmek. Ayarlamak. Ölçülenmiş.

İngilizce Calix Türkçe anlamı, Calix eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Calix ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chalice : Kadeh biçiminde gonca. Ayinde kullanılan kadeh. Kadeh şeklinde gonca. Aşai rabbani ayininde kullanılan şarap kadehi. Tas. Kupa.

Crockery : Çömlek. Tabak takımı. Çanak çömlek.

Adverb : Fiillerin, sıfatların, sıfat-fiillerin ve görev bakımından zarf niteliğindeki kelimelerin anlamlarını zaman, ölçü, niteleme, yer, yön vasıta, miktar, şart gibi çeşitli bakımlardan etkileyerek daha belirgin duruma getiren veya sınırlayan kelime türü: dün, bugün, yarın, sonra, şimdi vb. (zaman bakımından); ileri, geri, beri, alt (yer, yön bakımından); az, çok, biraz, kısmen, daha, pek vb. (ölçü bakımından); tatlı sert, açık mavi, koyu yeşil, uzun uzun konuştuğu konu, sımsıkı kapatmak, iyi anlamak vb. (niteleme, tarz bakımından): silkindi. yataktan hızla kalktı. başı birdenbire dönmüştü. karyolanın topuzunu zor yakaladı (s. faik, bütün eserleri medarı maişet motoru; berber dükkanının açılma merasimi, s. 147). ateş ilk tereddüdten sonra birdenbire parladı (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 323). olduğu yere kayarcasına çöktü (yaşar kemal, ortadirek, s. 314). gittiniz mi, gerçekten mezarlığa elinizde çiçeklerle? (kemal tahir, yol ayrımı, s. 463). kapkara bir yalnızlık içinde, kendi vücudundan bile habersiz düşünmeyi pek severdi (a. f. abasıyanık, bütün eserleri 3, s. 19) vb. Belirteç.

Testa : Testa. Tohumun sert kabuğu. İntegümentlerin gelişerek meydana getirdiği gömlek şeklinde embriyoyu koruyan sert tabaka. tohum gömleği. Tohum kabuğu.

 

Crock : Moruk. İşi bitmiş adam. Aciz kimse. Saksı. Toprak kap. Yaşlı at. Testi. Çömlek. Düldül. Sakat.

Envelops : Kapatmak. Kuşatmak. Örtmek. Kaplamak. Sarmalamak. Sarmak.

Tunics : Tabaka. Ceket (uzun). Tunik. Polis ceketi. Kılıf. Zar. Gömlek. Ceket. Gömlek (botanik terimi).

Adverbs : Zarflar. Belirteç.

Bolling : Tohum kabuğu. Fronkül. Keten kozası. Pamuk kozası.

Calix synonyms : swayer, republic of colombia, khalifah, adv, basin, envelopes, bowl, glass, envelope, kalif, caliph, boll, tunic, muslim, moslem, tazza, cartridge, kaliph, shot, khalif, casing, wineglass, seed coat, calyx, bowled, calicle, goblets, crockeries, colombia, calyces, chalices, pond, adverbial.

Calix ingilizce tanımı, definition of Calix

Calix kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cup. [Bakınız: Calyx].