Çömlek nedir, Çömlek ne demek

"Çömlek" ile ilgili cümleler

  • "Kaldırdığı gibi pekmez çömleğini vurmuş yere, tuz buz etmiş." - R. Ilgaz

Yerel Türkçe anlamı:

Kısa boylu.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Pişirilmiş topraktan yapılmış vazo veya testi biçiminde 20-30 cm boy ve 10-12 cm ağız açıklığına sahip av aracı.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Ağaç su tası. (Gökmenler, Çatak, Kızılağaç, Gedikli *Saimbeyli -Adana)

Bilimsel terim anlamı:

Kil ya da başka silikatlardan elde edilen ürünlere verilen genel ad.

İngilizce'de Çömlek ne demek? Çömlek ingilizcesi nedir?:

ceramic, pot

Çömlek hakkında bilgiler

Çömlek, genel olarak killi, yumuşak topraktan yapılıp bir fırında pişirilmek suretiyle üretilen mutfak aracı ya da pişirme kabı.

Eski bir pişirme aleti olan çömlek, bakır ya da diğer madenlerden de yapılabilir. Türk, İspanyol ve Fransız mutfaklarında geleneksel olarak kullanımı yaygındır.

Çömlek ile ilgili Cümleler

  • Ali bir çömlekçi.
  • O, çömlekçiler loncasının bir üyesi.
  • Cumartesi geçen yıldan beri devam ettiğim çömlekçilik dersidir.
  • Bu onun hepsinden çok değer verdiği çömlektir.
  • Hiç çömlek dekore ettin mi?
  • Jale bir çömlekçi.
  • Yeme ve içmede çömlekler bize daima eşlik etti.

Çömlek tanımı, anlamı:

 

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Memleketli. Ülke. Kara. Arazi, tarla.

Çömlek patlatmak : Çocuk oyunlarında ebeyi yanıltmak.

Çömlek hamuru : Çanak çömlek yapımında kullanılan özlü kil veya çamur.

Çömlek hesabı : Basit ve güvenilmez hesap.

Çömlek kebabı : Çömlek içinde pişirilen et yemeği.

Çanak çömlek : Topraktan yapılmış türlü kaplar.

Çömlekçi : Çanak, çömlek, testi yapan veya satan kimse.

Çömlekçi suyu saksıdan içer : "kişi, geçimini sanatı ile sağlar" anlamında kullanılan bir söz.

Çömlekçilik : Çömlekçinin yaptığı iş.

Tencere : İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Yumuşak : Ilıman (iklim), sert karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Okşayıcı, tatlı, hoş. Kolaylıkla işlenebilen. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Sessiz, hafif. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı.

 

Yapılı : Vücudu gelişmiş, iri. Yapısı herhangi bir nitelikte olan.

Fırın : İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân. Bu ocakta pişirilmiş. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet.

Pişirilmek : Pişirme işine konu olmak.

Suret : İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü. Görünüş, biçim. Yazı veya resim kopyası, nüsha. Biçim, yol, tarz. Resim, fotoğraf. Yüz, çehre.

Çömlek çatlatan : Bir çeşit gelincik.

Çömlek kırması : Bir bacağından sarmaya alınmış alttaki güreşçinin, sarmadaki ayağı ile üstündeki güreşçinin öteki ayağını arkadan çengelleyip kıç üstü oturttuktan sonra yaslanarak açık düşürmesi.

Çömlek patlatmak : çocuk oyunlarında ebeyi yanıltmak.

Çömlek peyniri : Daha çok Çankırı, Kırşehir, Nevşehir, Niğde ve Yozgat illerinde üretilen, üretim tekniği ve olgunlaştırılması çoğunlukla tulum peynirine benzeyen, ancak pişirilmiş çömlek içerisinde olgunlaştırılan peynir çeşidi.

Çömlek sürgünü : Eski Yunanistan'da, özellikle Atina'da, siyasal huzursuzluk yaratıp sevilmeyen kimselerin, halkın bir çanak parçası üzerine yazarak verdiği oyla, geçici bir zaman (10 yıl) için sürgüne gönderilmeleri.

Çömlekakpınar : Edirne kenti, Lalapaşa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Çömlekçi kili : (jeoloji)

Çömlekçi kuşu : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, bağırganlar (Clamatores) üst familyasının, çömlekçi kuşugiller (Furnariidae) familyasından, 19 cm kadar uzunlukta, sırtı pas kırmızısı, karnı daha açık renkte olan, Güney Amerika'da yaşayan bir tür. (Furnarius rufus) Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının bağırganlar (Clamatores) üst familyasının çömlekçi-kuşugiller (Furnariidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 19 cm. Sırtı pas kırmızısı, karnı daha açıktır. Arjantin ve Brezilyada yaşar.

Çömlekçi kuşugiller : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ses kasları gelişigüzel dizililer (Anisomyodi) alt takımının, bağırganlar (Clamatores) üst familyasından, Güney Amerika'da yaşayan, tıknaz ve ince yapılı bir familya.

Çömlekçi suyu saksıdan içer : “kişi, geçimini sanatı ile sağlar” anlamında kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Çömlek anlamı nedir?

İngilizce'de Çömlek ne demek? : n. earthenware pot, pot, crock, jug

Fransızca'da Çömlek : céramique [la], pot [le]

Almanca'da Çömlek : n. Topf

Rusça'da Çömlek : n. горшок (M)

adj. гончарный