Crockery türkçesi Crockery nedir

Crockery ingilizcede ne demek, Crockery nerede nasıl kullanılır?

Crocker : Missouri eyaletinde şehir.

Crockeries : Çanak. Tabak takımı. Çanak çömlek. Çömlek.

Crocked : Sarhoş. Kendinden geçmiş (argo terim). Çakırkeyif. Eli ayağı tutmayan. Kafası iyi olan. Çökmüş. Kafası dumanlı.

Crocket : Kule ucu veya çatı kenarındaki eğik duvar köşesinde kullanılan kıvrık yapraklı mimari süs.

Crockets : Kule ucu veya çatı kenarındaki eğik duvar köşesinde kullanılan kıvrık yapraklı mimari süs. Crocket.

Crocheted : Kroşelenmiş. Tığ ile işlemek. Tığ ile işlenmiş. Kroşe yapmak.

Crocking : Renk verme.

Crock : Sakat. Düldül. Külüstür araba. Çömlek. Toprak kap. Çanak. Moruk. İşi bitmiş adam. Güveç. Hurda.

Croc : Timsah. Saçmalık. (argo terim) kuvvetsiz ve çökmüş yaşlı insan. Zırva (“bugüne kadar duyduğum en büyük saçmalık” cümlesinde olduğu gibi). Sağılığı kötü olan kimse. (resmi olmayan) timsah. (argo terim) eski araba veya tekne.

David crockett : Bir halk kahramanı da olan amerikalı bir devlet adamı (the alamo muharebesinde öldürüldü). (1786-1836) davy crockett olarak bilinir. Texas'ta (abd) bir şehir.

İngilizce Crockery Türkçe anlamı, Crockery eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Crockery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bowl : Şaşırtmak. Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı. Leğen. Kadeh. Dokuz kuka oyunu. Yuvarlanmak. Yuvarlamak. Yolunda gitmek. Bovling oynamak.

Figuline : Toprak. Kil.

Dishwares : Sofra takımı. Tabak çanak.

Calyces : Tohum zarfı. Zarf. Böbreklerin çanak şeklindeki parçası (tıp veya medikal terimi). Keis. Bir tomurcuk üzerindeki yaprakların koruyucu dış katmanı (botanik terimi). Havuzcuk.

Tableware : Çatal bıçak gibi eşya. Sofra eşyası. Züccaciye. Tabak çanak (sofrada kullanılan). Yemek takımı. Sofra takımı. Bıçak.

Capsule : İlaçların istenmeyen tat ve kokularının önlenmesi amacıyla silindirik biçimde hazırlanan, tek veya iç içe geçebilen iki kısımdan oluşmuş jelatin kap. kapsüller mide asidinden etkilenmemeleri için bağırsak kaplamalı veya enzimlerden etkilenmemeleri için keratin kaplamalı olarak da hazırlanabilirler. sitoplazmik zar tarafından oluşturulan, polisakkarite benzer yapıda, çoğu kez fagositozdan korunmada etkili ve dolayısıyla bakterinin patojenitesini artıran, bakteriyi kuru hava koşulları, litik enzimler gibi dış etkenlerden de koruyan bir oluşum. gıda ve yem maddelerinin rutubetini saptamada kullanılan, ağzı geniş, dip kısmı dar, cam veya porselenden yapılmış kap. Çanak (laboratuvar ). Bakterilerin en dışını örten şeker ve/veya şeker asidi polimerlerinden oluşan yapı. Özlü. Tohum zarfı. Sıvıları buharlaştırmak için kullanılan, genellikle porselenden yapılmış kap. İlaç kapçığı. Kısa. Bir organı, hücreyi, bakteriyi ya da bir yapıyı çevreleyen kese şeklindeki bir kılıf.

 

Eggcup : Yumurtalık. Haşlanmış yumurta koymak için kullanılan kap. Yumurta kabı.

China : Porselen kap. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Çin. Seramik eşya. Çini. Porselen. Seramik.

Ceramic : Seramik. Seramikle ilgili. Seramik eşya. Toprak. Kil ya da başka silikatlardan elde edilen ürünlere verilen genel ad. Çini. Seramiklere ilişkin. Sırlıtaş.

Chinaware : Porselen takımlar. Çini eşya. Çini. Çini işi. Porselen eşya. Porselen. Çin işi. Porselen gereç. Çin porseleni.

Crockery synonyms : crockeries, dishware, pottery, dishes, crocks, fictile ware, calicle, crock, dish, earthenware pot, calyx, bowled, calyxes, calix, terra cotta, egg cup, cup, calices, basin, pot, ceramics, ovenware, potteries, delf, earthenware.

Crockery ingilizce tanımı, definition of Crockery

Crockery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Earthenware. Vessels formed of baked clay, especially the coarser kinds.