Croc türkçesi Croc nedir
- (argo terim) eski araba veya tekne.
- (argo terim) kuvvetsiz ve çökmüş yaşlı insan.
- Timsah.
- Sağılığı kötü olan kimse.
- (resmi olmayan) timsah.
- Saçmalık.
- Zırva (“bugüne kadar duyduğum en büyük saçmalık” cümlesinde olduğu gibi).
Croc ile ilgili cümleler
English: A male crocodile ate a female dog.
Turkish: Bir erkek timsah bir dişi köpeği yedi.
English: Ali was eaten by a crocodile.
Turkish: Ali bir timsah tarafından yenildi.
English: A crocodile ate Thomas.
Turkish: Bir timsah Thomas'ı yedi.
English: A crocodile ate a dog.
Turkish: Timsah bir köpek yedi.
English: A crocodile has eaten Moustapha.
Turkish: Bir timsah Mustafa yemiş.
Croc ingilizcede ne demek, Croc nerede nasıl kullanılır?
Crocetin : Krosetin. Bir tür doğal boya.
Crochet : Kroşe. Tığ işi. Tığla işlenen dantel. Tığ işi yapmak. Tığ ile örmek. Tek tığ örgüsü. Kroşe yapmak. Tığ ile işlemek. Kroşe örgüsü.
Crochet hook : Tığ. Dantel tığı.
Crochet needle : Tığ. Oya iğnesi.
Crocheted : Tığ ile işlemek. Kroşelenmiş. Kroşe yapmak. Tığ ile işlenmiş.
Crocheting : Kroşe yapmak. Tığ ile işlemek. Kroşe örgüsü. Tığ ile örmek. Tığla işlenen dantel. Tığ işi yapmak. Kroşe. Tek tığ örgüsü. Tığ işi.
Crochets : Tığ işi yapmak. Kroşe yapmak. Tek tığ örgüsü. Tığla işlenen dantel. Tığ işi. Kroşe örgüsü. Kroşe. Tığ ile örmek. Tığ ile işlemek.
Crock : Toprak kap. Yaşlı at. Testi. İşi bitmiş adam. Moruk. Aciz kimse. Saksı. Toprak kap kırığı. Düldül. Çömlek.
Crocheters : Kroşe yapan kimse. Tığ ile ören kimse.
Crocked : Kendinden geçmiş (argo terim). Kafası dumanlı. Sarhoş. Çökmüş. Kafası iyi olan. Eli ayağı tutmayan. Çakırkeyif.
İngilizce Croc Türkçe anlamı, Croc eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Croc ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Baloney : Saçma şey. Şişman salam. Zırva. Bir cins salam. Saçma. İpe sapa gelmez şey. Hikaye. Saçma sapan. Palavra.
Blague : Yalan dolan. Övünme. Böbürlenme. Zırva.
Vaunt : Övünme. Büyük söylemek. Övmek. Övüngen. Övünmek.
Gator : Aligator. Kertenkele.
Boast : Övünç. Böbürlenmek. Övünç kaynağı. İftihar etmek. Kendini övmek. Övünç duymak. Atıp tutmak. Büyük konuşmak. İftihar. Tafra satmak.
Fruitage : Meyveler. Meyve. Ürün. Sonuç verme. Meyve verme. Netice. Sonuç.
Crocodile : Krokodil. İkişer ikişer yürüyen öğrenciler.
Blow : Solumak. Üflemek. Yanmak. Çiçek açmak. Harcamak. Fışkırmak. Düşmek. Su fışkırtmak (balina). Küfretmek. Esmek (rüzgar).
Tout : Müşteri toplayıcı. Yapışkan satıcı. Simsarlık yapmak. Övmek. Tiyo vermek. Almaya ikna etmek. Karaborsacılık etmek. Tüyo vermek. Müşteri toplamak. Karaborsacı.
Absurdities : Mantıksızlık. Anlamsızlık. Saçma söz. Gülünçlük. Saçma olma. Abeslik.
Croc synonyms : swash, alligators, absurdness, gasconade, output, biz, brag, shoot a line, bluster, blather, bilge, alligator, preen, yield, balderdash, triumph, baloneys, caymans, apple sauce, abracadabra, bilgewater, applesauce, absurdism, harvest, gas, crocodiles, cayman, bilges, gators, absurdity, gloat, congratulate.

Bu kısımda Croc kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Croc ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Croc anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Croc ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.