Tas nedir, Tas ne demek

Tas; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.nden yapılmış kap.
  • Bu kabın alacağı miktarda olan.
  • Başa giyilen metal koruyucu

"Tas" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İki tas pirinç."
  • "Tulumbacılar yangınlarda başlarına kalaylı taslar giyerler." - S. Birsel

Yerel Türkçe anlamı:

1.Tahıl ölçmeye yarayan, yarım gaz tenekesinden yapılmış olan bir ölçek. 2.Dört okka buğday alan bir ölçek.

Tas// tas tarah: ev eşyası, ev haceti

Arka.

Dört-beş kiloluk buğday ölçeği.

Öküz derisi kıyısı.

Koku, iz : Köpek avın tasını buldu.

Arka, peş : Tasımdan gel.

Bağ çubuklarında görülen bir çeşit hastalık.

Tarih'teki anlamı:

Solak ve peyklerin giydikleri başlık.

Tas tanımı, anlamı:

Tas gibi : Çok düz, açık. ayan beyan ortada olan. saçsız, dazlak.

Tas kebabı : Yağsız kuşbaşı etlerin üzerine tas kapatılıp pirinç, soğan, patates vb. malzeme ile hazırlanan bir yemek türü. İnce doğranmış soğanın kuşbaşı etle salça, karabiber ve patatesle birlikte kısık ateşte pişirilmesi ile hazırlanan bir yemek türü.

Tas tarak : "Gitmek üzere bütün eşyasını toplamak" anlamındaki tası tarağı toplamak deyiminde geçer.

El tası : El, yüz yıkanırken su dökünmek veya içinde sabunlu su hazırlanıp el temizlemekte kullanılan tas.

 

Hamam tası : Banyo ve hamamlarda çeşmeden veya kurnadan su alıp dökünmeye yarayan yayvan kap.

Kafatası : İnsanda ve omurgalılarda içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü.

Karıntası : Pastırmada kullanılan hayvanın göbek etleri.

Sefer tası : Yemek taşımakta kullanılan ve birbiri üzerine konulup bir sapa geçirilen kaplar veya bunlardan her biri.

Su tası : Çeşmelerden su içmeye yarar, özel yapılmış kap.

Tıraş tası : Tıraş suyunun konulduğu, içinde tıraş bıçağının, fırçanın çalkalandığı metal veya plastik tas.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Kabın : Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde küçük bölme. Uçakta yolcuların oturduğu bölüm. Küçük, özel bölme. Plajda soyunma yeri.

Metal : Bu maddeden yapılmış. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde.

Koruyucu : Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).

Tas akçesi : Ortaklaşa giderleri karşılamak için yeniçerilerin ulufulerinden kesilerek bölük ya da ortaların yardımlaşma sandıklarına konan para.

Tas gapaması : Bir yemek adı

Tas ışıldak : Işıtacı, tas biçiminde bir yuvaya yerleştirilmiş, 500-1.000 W'lık, yayındırıcı ve yansıtıcı ışık kaynağı.

 

Tas tarım : Boy bos, endam.

Tas tas : Şerha şerha, parça parça.

Diğer dillerde Tas anlamı nedir?

İngilizce'de Tas ne demek? : [TAS] n. pile, heap; stack, mass; mound, mountain

n. (also: Ta) tantalum, transition metal element, hard gray metallic element

n. bag, pouch, briefcase, satchel

Fransızca'da Tas : [le] yığın, küme

Almanca'da Tas : die Schale, der Stein

Rusça'da Tas : n. чаша (F), миска (F), таз (M)

adj. безволосый