Chimney türkçesi Chimney nedir

  • Lamba şişesi.
  • Yanardağlarda gazların çıkması ve patlamasıyle oluşmuş, magma haznesini yanardağın ağzına bağlayan kanal.
  • Yanardağ bacası.
  • Ocak.
  • Boru.
  • Yanardağ ağzı.
  • Uçurum ağzı.
  • Baca.
  • Duman bacası.
  • Krater.
  • Ocaklık.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Gaz lambası şişesi.

Chimney ile ilgili cümleler

English: That chimney is very high.
Turkish: O baca çok yüksek.

English: He smokes like a chimney and drinks like a fish.
Turkish: Baca gibi sigara, sünger gibi de içki içer.

English: The chimney is belching black smoke.
Turkish: Baca kara duman püskürtüyor.

English: The chimney caught on fire and the house burned down.
Turkish: Baca ateş aldı ve ev tamamen yandı.

English: The chimney is made of brick.
Turkish: Baca tuğladan yapılır.

Chimney ingilizcede ne demek, Chimney nerede nasıl kullanılır?

Chimney bar : Ocak dikmesi.

Chimney breast : Bir bacayı çevreleyen duvar. Bir bacanın dışa çıkık bölümü. Baca çıkıntısı. Ocak çıkıntısı.

Chimney cap : Baca şapkası. Çıkış deliğini daima rüzgar istikametinin zıt yönünde olacak şekilde yapmak suretiyle bacanın çekiş kalitesini artırmak için kullanılan cihaz. Baca külahı.

Chimney corner : Ocak başı. Baca kenarı.

Chimney damper : Baca sürgüsü. Baca damperi.

Chimney hat : Silindir şapka.

 

Chimney pot : Baca külahı. Baca tepesi künkü.

Chimney rock : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Peribacası. North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

Chimney hood : Davlumbaz. Baca şapkası.

Chimney lining : Bacanın duman yolu.

İngilizce Chimney Türkçe anlamı, Chimney eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chimney ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Family : İlgili cinslerden oluşan biyolojik grup. Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler vb. arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği. Akrabalar. Soy. Küme. Çocuklar. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği grup anlamında kullanılan terim. Şecere. Fasile.

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Flower bed : Çiçeklik. Tarh. Çiçek tarhı.

Flue : Nh3. Baca borusu. Bir tür balık ağı. Nezle. Tuğla ya da betondan yapılmış duman yolu. Grip. İnce tüy. Kırpıntı.

Furnaces : Fırın gibi yer. Hamam gibi yer. Fırın. Sınav.

Fireplaces : Şömine. Yangın yeri.

Shaft : Araba oku. Mızrak. Kuyu. Mil. Gönder. Sap. Şaft. Kuşlarda tüyün kök ve gövdeden meydana gelen eksen parçası. skapus. Sütun. Bayrak direği.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Conduits : Nakil boru hattı. Oluk. Suyolu. Kanal.

Lanterns : Nefeslik. Sokak lambası. Fener. Deniz feneri. Fanus.

Chimney synonyms : pipe, kerosine lamp, open fireplace, clarions, adjacent rock, fornacis, clarion, duct, acrozone, skylights, damper, firebox, shafts, algonkian, absolute age, for, chimneys, chimney stack, flues, association, abysal environment, adventive cone, cookstove, eruption channel, bugled, fireplace, abrasive power, ductus, alkali rocks, after shock, clarioned, hearthstones, bugle.

Chimney ingilizce tanımı, definition of Chimney

Chimney kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fireplace or hearth.